Mutluluk Veren Bilgi [Kutadgu Bilig] [Giriş yap] [Kaydol]

Mutluluk veren bilgi [Kutadgu Bilig]




www.alizvel.com
 
 Tartışma Çok Psikoloji | Bilimtey Bilim Sitesi
Bilimtey Bilim Topluluğu > Tartışma Çok Psikoloji

Özgüven eksikliği...

İnsanlardaki özgüven eksikliğinin temel nedenleri nelerdir, sorun kaynağı tamamen psikolojik midir, yoksa kimyasal açıdan da değerlendirilebilmekte midir...?!
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




mutluluk en iyi nasıl yakalanır

mutluluk;
bazen sevdiklerimizle
bazen yalnızlıkla
bazen de anı yaşamakla yakalanır

mutluluk en çok ihtiyaç duyduğumuz anda belki de yanıbaşımızdadır:)
mutluluk her zaman vardır.Yeter ki ışığı yakmayı unutmayalım...
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Rüya bir düşüncemidir?

Rüya bir düþünce midir? Rüya görmek bir şey hakkında düşünmek midir?
Rüyaya bir tür dil olarak bakıldığını farz edelim: Bir þşyi söyleme ya da simgeleme tarzı. Adeta bir sembolizme benzeyebilir, mutlaka bir alfabenin olması gerekmez ama Çince’ye benzer bir þey olabilir. Belki bu sembolizmi günlük konuþma diline veya günlük düşüncelere aktarmanın bir yolunu bulabiliriz. O zaman bunun hem günlük dile hem de günlük düşünceye aktarmanın bir yolu olması gerekir. Aynı teknikle günlük düşünceleri, rüya diline çevirmenin de bir yolu olması gerekir. Freud’un da anladığı gibi, bu yapılmıyor ve yapılması da mümkün değil. O halde rüya görmenin, bir çeşit düşünme, bir dil olup olmadığını sorgulayabiliriz.

Böyle diyor Ludwig WITTGENSTEIN “Estetik Betimleme Din Ve Freud Hakkında Dersler” isimli kitabında.
Yazının devamını aktarmaya çalıþacağım. “Rüya bir düşünce midir?” sorusu benim ilgimi çekti. Düşüncelerinizi öğrenmek istedim. Ben hala üzerinde düşünüyorum[smile.gif] Zaman içinde düşüncelerimi yazacağım.

Sevgiler
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Sizce Freud ne kadar haklı?

Sigmund Freud u duymayan yoktur diye tahmin ediyorum.
Psikanalizmin kurucusu.
Ynsan davrany?larynynyn nedenini bulmak için zihni bilinç, bilinçalty ve bilinçöncesi olarak 3 e ayyrmy?tyr.

Bilinç, farkyndalyk hali demektir. ?u an yazdy?ymyn farkyndayym mesela. Bu bilinçtir.
Bilinçöncesi, bilmemize ra?men sürekli aklymyzda, bilincimizde kalamyan ?eylerdir. Bir uyarycyyla hatyrlanabilir. Cevaplar otomatiktir. Biri size annenizin adyny sordu?u zaman aylin, ay?e vs cevaplamanyz gibi.
Bilinçalty ise özellikle çocukluk döneminde ya?ady?ymyz korkularymyzy, saldyrganlyk ve cinsellik dürtülerimizi bastyrdy?ymyz ve davrany?larymyzda bizim farkynda olmamyza ra?men etkisi olan, rüyalarda görebildi?imiz bölümdür.

Ve freud her davrany? bozuklu?unun nedenini bilinçaltynda, çocukluk döneminde aranmasy gerekti?ini savunmu?tur.

Ona göre bizim yapty?ymyz her davrany?yn nedeni CYNSELLYK ve SALDIRGANLIK içgüdüsüdür. (içgüdü diyorum ama insanlarda içgüdü yoktur)


Sizce Freud bu konuda ne kadar hakly?

Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Dejavu Nedir?*

Dejavu nedir.

lütfen alynty yapmadan kendi cümlelerinizle...
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




yapılacak en son şey

çaresizliğe bir adım kaldığında yapılacak en son şey nedir?
son bir direniş mi mad.gif yoksa çaresizce beklemek mi sad.gif
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




psikopatlar

psikopatlar neden psikopattır acaba hepsinin bir ortak özelliği olabilir mi ?
mesela ben hep küçükken ailevi bir sorunları olduklarını düşünürüm.
ve bu adamlar için hayatın dönüm noktası neresidir?
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




konuşmak

insanlar konu?urken genelde kar?ysyndaki insanyn yüzüne bakyyorlar.
Hatta hatta yüzünden bir yere kenetleniyorlar.
Siz nereye bakyyorsunuz ve bunu neden yapyyorsunuz?*
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Zihin ve beden

Bedenin ve zihnin biyolojik olarak nasyl çaly?ty?y konusu günümüzde oldukça ileri a?amalara varmy?tyr.Ancak her ikisinin kar?ylykly olarak birbirlerini nasyl etkiledi?i ve bu etkile?imden ‘ki?i’yi nasyl olu?turdu?u konusunda sorulmasy gereken pekçok soru vardyr.Her ?eyden önce zihin ve bedenin ayry ayry ve birbirinden ba?ymsyz olgular olmady?y besbelli bir ?eydir.Bunlaryn aralarynda belirli ba?lantylar oldu?unun kanytlaryndan biri psikosomatik hastalyklardyr.Bu tip hastalyklar belirli oranda ruhsal etkenlerin yol açty?y fiziksel bozukluklardyr.Di?er taraftan zihinsel davrany?laryn,bedenin hastaly?a yakalanma duyarlyly?yny etkiledi?ini pekçok olayda gözlemliyoruz.Burada bizim için problem olan nokta,beden ile zihin arasyndaki ili?kinin nitelik ve nicelik olarak hangi boyutlarda oldu?u ve karma?yklyk derecesidir.Ba?ka bir ifade ile zihin ve bedenin birbirlerini nasyl denetledikleri veya etkiledikleri konusunda bildiklerimiz henüz tam olarak açyklanamamaktadyr.
*
Günümüzde bu konuda bazy olgulary daha iyi anlamy? durumdayyz.En azyndan beynin bedeni nasyl denetledi?ini ve bedensel fonksiyonlary nasyl de?i?ikli?e u?ratty?yny çok daha iyi biliyoruz.Beyinden gelen denetleyici eylemler sinir yollary ile organlara ta?ynyr.Bu denetim,örne?in soluma ve kalp aty?ynyn düzenlenmesi ile ilgilidir.Di?er bir sistem kimyasal niteliktedir ve görevini kan damarlary aracyly?y ile yerine getirir.Bu sistemi hipofiz bezi düzenler.Ayny zamanda sistem ile beyin arasyndaki ba?lantyyy sa?lar.
*
Beyin ile zihin arasyndaki ili?ki ve birbirlerini etkileme konusu milattan önceki ça?larda da merak ediliyordu.Hippokrates,beynin fonksiyonu konusunda günümüze dek ula?an görü?lere sahipti.Beynin insan bedeninin en güçlü organy oldu?unu kabul etmi?ti.Ona göre gözler,kulaklar,dil,eller ve ayaklar beynin belirledi?i biçimde çaly?yrlar.Bilincin beyinde olu?tu?unu söylemi?ti.Ancak Hippokrates’in bu görü?leri ondokuzuncu yüzyyla kadar dikkate alynmady.Arada kalan bu dönemler antik ça?yn ileri görü?leri ile uyu?mayan pekçok bilimdy?y görü?lerle doludur.Örne?in beynin ortaya koydu?u i?lev,beyin bo?luklary arasynda bulunan ruhun hareketi ile açyklanyyordu.Veya beynin gönderdi?i mesajlaryn beyin bo?luklaryndan akan bir syvy aracyly?y ile sinirlerden geçerek kaslara iletildi?i sanylyyordu.
*
Yirminci yüzyylyn ba?langycynda bedenin kendi i?levlerini nasyl yerine getirdi?ine dair bilimsel bilgi artmaya ba?lady.Solunum ve beslenmenin fizyolojisi ile anatomi ve doku yapysynyn ayryntylary çok daha iyi kavrandy.Beyinden gelen ve beyne giden mesajlaryn iletim ?ekli ayryntyly olarak tanymlandy.Çok küçük olu?umlary görmeyi sa?layan büyütme ile ilgili aygytlaryn ve transistör gibi araçlaryn da ke?fiyle beyindeki hücre faaliyeti daha ayryntyly ?ekilde incelendi.Biyokimya ile hücre içindeki olu?umlar iyice anla?ylmy?tyr.Nihayet bilgisayarlar sayesinde sinir sisteminin çaly?masy ve bilincin tanymynda bir hayli yol alynmy?tyr.
*
Bugün için vardy?ymyz noktada beynin ,duyularyn kendisine iletti?i bilgileri i?lemek için olu?an bir organ oldu?unu kabul ediyoruz.Beyin kendisine dy? dünyadan gelen bilgilerden sonra dy? dünyanyn bir modelini kurar.Bu model ,devamly olarak gelen di?er bilgilerle olu?um sürecine devam eder.Burada göz önünde bulundurmamyz gereken ba?ka bir konu da beynin ne gördü?ünü belirleyen özelli?in sadece duyu organlarymyzyn ilettikleri ile synyrly olmady?ydyr.Beynin ayny zamanda kendisine gelen bilgileri nasyl i?lemek istedi?i ve kendi özel dünyasyny nasyl yorumlamak istedi?i ana i?levinin ayrylmaz bir parçasydyr.Hepimizin bildi?i gibi insanlaryn ço?u dy? dünyaya ili?kin ortak algylara sahiptir.Ancak her bir bireyin kendisine ait ki?isel gerçekleri de vardyr.
KAYNAK:
The Joy of Knowledge Encyclopaedia
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Eski dönemlerde ruh hastalıklarının tedavisi

Eski ça?larda insanlar zihinsel bozuklu?u olan bir ki?inin kötü ruhlaryn,?eytanlaryn yada di?er do?aüstü güçlerin etkisi altynda kaldy?yny dü?ünürdü.Hastaly?yn nedeni böyle sanyldy?y için iyile?tirme çabalarynda hiçbir sistem yoktu.Daha çok telkin gücüne ba?vuruluyordu.Bu sistemsiz çabalara az da olsa bir düzen getirenler Hippokrates ve Galenos oldu.Onlaryn ileriye sürdü?ü ‘Dört Salgy’ kuramy yakla?yk ikibin yyl typ dünyasyny etki altynda byrakmy?tyr.Bu kurama göre insan bedeninde dört tane temel unsur vardyr:Kan,balgam,sary safra ve kara safra.Birtakym hastalyklar ve birtakym de?i?ik ki?ilik yapylarynyn nedeni,bu syvylardan birinin ya da di?erinin üstünlü?üdür.Örne?in kara safra veya balgam normalden fazla ise bu,o ki?inin melankoli olmasynyn nedenidir.Önerilen tedavi ise iksir,banyo,perhiz veya kusturucu ilaçlardy.
*
Eski yunan typ gelene?ini sürdüren araplar oldu.Sekizinci ve onüçüncü yüzyyllar arasyndaki dönemde ?am,Kahire ve Ba?dat’ta deliler için akyl hastahaneleri yapylmy?ty.Avrupa’da akyl hastalyklarynyn bakym i?i hristiyanly?yn yayylmasy ile paralel olarak geli?mi?tir.Manastyr ve di?er dinsel merkezler ile din adamlarynyn yönetti?i hastahaneler tedavi görevlerini üstlendiler.
Ancak ortaça? Avrupa halklary yoksullary,sakatlary ve di?er toplumdy?y kalmy? ki?ileri oldu?u gibi delileri de kendi ya?amlary dy?yna itme e?ilimi ta?yyorlardy.Gene ayny dönemlerde halkyn;büyücülük,dinsel sapkynlyk,cadylyk ve ?eytana kapylma gibi saplantylary vardy.Birçok ki?i,deli olarak nitelendirdikleri insanlaryn ?iddetli ve çarpycy ta?kynlyklaryny bu gibi kötü güçlere yüklüyorlardy.Böylece deli olarak nitelenen insanlar i?kence,hapis veya ölüm cezasyna çarptyryldylar.Delili?in büyücülük ve dinsel sapkynlykla ilgili oldu?u inancy birçok insanyn suçsuz olarak ölümüne neden olmu?tur.Örne?in Girolamo Savonarola adly din ve siyaset reformisti olan bir ki?i dinsel sapkynly?a ba?ly deli oldu?u gerekçesi ile yakylarak öldürülmü?tü.
*
Ortaça?da akyl hastaly?ynyn fiziksel ve ruhsal nedenlerini az çok anlayan,a?yry akyl hastalyklary için dinlenme,yaty?tyrma ve müzik tedavisi öneren ki?iler de vardy.Ayny ?ekilde delilik ile dinsel sapkynly?y birbirinden ayyranlar da olmu?tu.Örne?in Johann Weyer adly bir doktor,cady olarak nitelenen ki?ilerin kötü ruhlu de?il de psikozlu ya?ly kadynlar oldu?unu ileri sürmü?tü.Ancak o dönemlerin klise ve hukuk uzmanlary böyle görü?leri reddettiler.
Bir di?er inany? ise zihinsel sykyntyya neden olan ruhun,kafatasy açylarak serbest byrakylmasy gere?i idi.Bazy yörelerde ise akyl hastalary topluca azizlerin türbelerine götürülüyordu.
*
Onyedinci ve onsekizinci yüzyyllarda typ bilimi ile cerrahide önemli geli?meler ba?lady.Ancak akyl hastalyklary ile ilgili kuramlar ayny geli?meyi gösteremedi.Gerçi ortaça?yn vah?i uygulamalary bitmi?ti,ama tedavi yöntemleri gene de çok ilkeldi.Müshil,kusturma ve kan alma gibi fiziksel yöntemlerin yanysyra birtakym mekanik araçlar kullanylyyordu.Hyrçyn ve çylgyn hastalary sakinle?tirmek amacyyla özel mekanizmalar geli?tirildi.Deri kayy?lar,çadyr bezinden ceketler,özel kelepçeler devreye sokuldu.Hastalar sandalyelere çok az hareket edecek ?ekilde ba?lanyyorlardy.Ani ve ?iddetlli korku yaratmanyn ruh hastaly?yna yararly etkisi olaca?yna inanylyyordu.Bir di?er yöntem ise hastalaryn suya daldyrylmasy idi.Akyl hastalyklary ve delilik;birtakym ahlak kurallarynyn eksik olmasy,dürtülerin gere?i gibi denetlenememesi,ki?iliklerin yozla?masy gibi nedenlere ba?lanmaya ba?lanmy?ty.
*
Onsekizinci yüzyyldan itibaren teorilerin ileri sürülmesi hyzlandy.
Benjamin Rush (1745-1813) Amerika’da ruh hekimli?inin kurulu?una katkykarda bulunmu?tu.Ruh hastalyklarynyn tedavisinde kan vermenin ve mekanik aygytlar kullanylmasynyn savunuculu?unu yapmy?ty.Tedavide ruhsal ve fizyolojik yakla?ymlaryn birle?tirilmesini ileri sürmü?tü.
Franz Mesmer (1734-1815) akyl hastaly?yny bedendeki manyetik syvylaryn birikimi ile ili?kilendirdi.Önerdi?i tedavi yöntemi ise daha da ilginçti:Hastalardaki manyetik syvylaryn kendisi gibi özel manyetik güçlere sahip terapistler tarafyndan giderilece?ini öne sürmü?tü.
Franz Joseph Gall (1758-1828) beyinde her biri belirli zihinsel i?leve sahip olan 27 tane organ oldu?unu ileri sürdü.Bu organlar ne kadar iyi çaly?yrsa o kadar büyük olurlardy.Böylece kafatasynyn büyüklü?ünü etkilerlerdi.Gall’in bu görü?ü bir müddet etkili oldu.Ki?ilik ve zihinsel denge ,kafatasynyn biçimi ve özellikleri ile yorumlandy.
*
Nihayet anlayy?a dayaly tedavi yöntemleri ön plana çykmaya ba?lady.Uzun süreden beri da?ynyk halde bulunan gözlem ve deneylerin birikimleri sistemli bir ?ekilde ele alyndy.Ruh hastalyklary synyflandyryldy.Giderek bilinç dy?y ke?fedildi.Fransyz ruhbilimcisi Pierre Janet (1859-1947) zihinsel i?levleri bir syra düzenine koydu.Onun teorisine göre en altta otomatik i?levsellik bulunuyordu.En üstte ise ussal,deneyimli ve bilinçli eylem bulunuyordu.Janet’in bu kuramy Jean Charcot’un hipnoz gösterilerini geli?tirmesine yardymcy oldu.Sigmund Freud,bilinçdy?y kuramyny ileri sürerken Janet’ten yararlanmy?ty.
KAYNAK:
The Joy of Knowledge Encyclopaedia
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  





Son Güncel Olaylar...

2. Bilimtey Bilim Günleri
4-5-6 Mayıs, Karabük

Güneş Enerjili Uçak Porjesi
Bilimtey GUUC 1 Projesi

Odtü Robot Günleri
2009 Oyunları Sonuçlandı





Türkiye uzaya astronot göndermeli mi?

Evet
Hayır

Sonuçlar

Günün Sözü

Bilimtey Bilim Topluluğu
Tüm Hakları Saklıdır.

08:49
21 Mayıs 2012
 

Gizliklik Bildirimi | Reklam Politikası | Hakkımızda | Editörlük | Sitene Ekele