arkadaşlar bende daha 3 hafta kadar önce tanıştım bu sıvı ile ve o kadar basit bir madde olacağını hiç tahmin edemezdim.
Bir sıvı süşünün daha doğrusu bir karışım basınç ve darbe altında katılaşıyor anında sonra tekrar normal sıvı halini alıyor.
Yani demek istediğim bir kova içindeki bu sıvıya yumruk attığınız zaman kesinlikle elinizi içeri almıyor size tepki veriyor. Ama bu hareketi yavaş yavaş yaparsanız eliniz sıvı içerisine giriyor.
Tahmin edin önce ne olduğunu bu karışımın. Daha sonra üzerine tartışalım.
Einstein'ın genel görelilik kuramı, zaman içinde yolculuk olasılığını tamamen ortadan kaldırmıyordu.Fakat daha sonra kuramcılar, bu tür yolculukların mümkün olabileceğini göstermenin çok zor olacağını gördüler.Şimdi, Newcastle Üniversitesi'nden Felicity Melor ve Ian Moss, bazı sorunların kurt delikleriyle çözülebileceğini ileri sürüyorlar. Çalışmaları gelecek yılın başında Physical Review Dergisi'nde yayımlanacak.Kurt delikleri, genel görelilik kuramı denklemleri için uygun çözümlerdir.Uzay zamanın birbirlerinden uzak olan bölümlerini birleştirirler. Kurt deliklerini en iyi şu örneği ele alarak anlayabiliriz: Bir elmanın üstünde, karşı karşıya iki nokta düşünün.Kurdun bir noktadan ötekine gitmek için iki yolu vardır. Ya elmanın dış kısmından ilerleyecek ya da elmanın merkezine doğru bir delik açarak kestirmeden karşıdaki noktaya ulaşacaktır.
Stephan Hawking ve Roger Penrose'un hesaplarına göre -en azından sıradan madde için-kurt deliğiyle yolculuk mümkün değil.Çünkü, kurt deliği, ancak çok büyük bir nesne, örneğin bir yıldız, kendi kütlesel çekiminin sonucu olarak çöktüğü zaman oluşabilir.Bu durum, bir tekillik oluşumuna, maddenin sonsuz özğül ağırlıkla sıkıştığı uzay-zamanda bir noktanın oluşmasına yol açar..Böylelikle bir tekillik, Cauchy Ufku diye bilinen ve kurt deliğinden yolculuğu engelliyen geçilmez bir barikatla sarılı olacaktır.Cauchy Ufku'na yaklaşan her yolcu, sonsuz bir enerjinin itmesiyle karşılaşacaktır.Bu, yolcunun sorunlarından yalnızca biridir.
California Teknoloji Enstitüsü'nden Kip Thorne, Micheal Morris ve Ulvi Yurtsever, ''egzotik'' olarak adlandırdıkları maddeden oluşan kurt deliklerinin özelliklerini incelediler(Physical Review Letters, vol. 61, s. 1446). Bu egzotik madde, basınç ve özğül ağırlık ilişkisini gösteren temel denklemi ihlal ediyor. Thorne ve arkadaşları, bu maddeden yapılacak bir kurtdeliği ile yolculuğun mümkün olabileceğini düşünüyorlar.
Araştırmacılar, ''ikizler çelişkisi'' nin bir değişkeninden yararlanan bir zaman makinesi öneriyorlar. ''İkizler çelişkisi'', görelilik kuramının standart bir özelliği. İkizlerden biri yeryüzünü terk ederse ve ışık hızıyla yakında bir yıldıza yolculuk yaparsa geri döndüğünde ikizinizden daha genç olacaktır. Thorne ve arkadaşları ise ikizlerden birinin kurt deliğinin bir ucunu taşıyarak dairesel bir yolculuk yaptığı bir zaman makinesi ileri sürüyorlar.Öteki ikiz ise kurt deliğinin karşı ucunda kalacak.Yolculuk yapan ikiz geri dönerek kurt deliğinin iki ucunu bir araya getirdiği zaman, ikizlerin yaşı farklı olacak. Böylece, ikiside kurt deliğini zamanda ileri geri gidip gelmek için kullanacaklar. Uzay içinde yer değiştirmelerine de gerek olmayacak.
Newcastle Üniversitesi'nden Felicity Mellor ve Ian Moss ise zaman içinde yolculuğu mümkün kılmak için egzotik maddeye gerek duymuyorlar.Bu iki araştırmacı kara delikleri, elektrik yüklü kurt delikleri olarak kabül ettiler ve kapalı bir evren için Cauchy Ufku'nun özelliklerini araştırdılar.(kapalı evren, uzayı kendi kendi üstüne bükülen bir evrendir) Öteki kuramcılar, uzayın yassı olduğu bir açık evren üstüne çalışmalarını yapıyorlar.
Mellor ve Moss, kapalı bir evren için Cauchy Ufku'nun geçilmez olmadığını ortaya koyuyorlar.Elde ettikleri sonucun, kendi çevresinde dönen bir karadelik için de geçerli olduğuna inanıyorlar. Thorne ve öteki fizikçiler, şimdi kurt deliği durumu için görelilik hakkındaki tahminlerini gözden geçiriyorlar.Bu koşullar altında, geleceği tek bir biçimde, nedensellik çelişkisi olmadan tahmin edip edemeyeceklerini araştırıyorlar.İlginç olan bir nokta, Mellor ve Moss'un ortaya koydukları kurt deliklerinin ''kozmik sansürü'' delmesi.Fiziğin tekilliğie indirgenmesi, bizden olay ufkunda, bir gözlemci hiçbir bilgi alamıyor. Mellor veMoss'un kurt delikleri, kalsik genel görelilik kuramının bir ürünü; yani kuantum etkilerini göz önüne almıyorlar.Şu sıralarda, parçacık fizikçileri, uzay-zamandaki küçük değişimlerin neden olduğu kuantum kurt delikleri ile çok ilgililer. Bunların boyutları, en küçük atom-altı parçacıklardan çok daha küçük olan planck uzunluğu düzeyinde.Uzay-zamana, mikroskopik ölçekte köpüğe benzer bir yapı verecekler.Kuantum kurt delikleri, parçacık fiziğinin varolduğunu ileri sürdüğü birçok parçacığın niçin bulunamadığını açıklayabilir.Bu tür parçacıkların uzaya doğru ilerlemesi, kuantum kurt delikleriyle engellenebilir.Bu, örneğin, parçacık fizikçilerinin Higgs bozonu adlı parçacığı niçin bulamadıklarını açıklayabilir.
aklyma güzel bir soru geldi. Sizinle payla?mak istedim. Soru ?u;
Kesiti önemli olmayan bir ok (yani kalynly?y) saniyede 20m alacak ?ekilde hava ve yer çekimi bulunmayan artamda(her hangi bir sürtünme yok) fyrlatylyyor.
Ok ilerde merkezinden dy? yuvarla?yna do?ru toplam 8 adet çubuk bulunan bir tekerle?in içinden (yani çubuklaryn arasynda) geçecektir. Çubuklarynda kesiti 0.
Tekerle?in çevresi 160m.
Tekerlek en çok kaç saniyede 1 turu tamalamalydyr ki ok tekerle?in içinden çarpmadan geçebilsin.
Suyun niteli?i anlatylyrken tadynyn ve kokusunun olmady?y söylenir.Ama bir yaz günü içti?imiz suyun ?ekerden bile tatly oldu?unu hepimiz biliriz.Her yerde mevcuttur.Bombo? ve ta? duvardan yapylmy? bir oda içinde dursak bile su vardyr.Nerede mi?Kendimizde.Zira bizlerin % 65’ini su olu?turur.Bu oran patateste %80,domateste %95’e çykar. * Pekçok syvy madde dondu?unda %10 kadar hacim kaybeder.Su da öyledir,ama bir bakyma da öyle de?ildir.Zira tam donma noktasynda ilginç bir fiziksel özellik kazanarak geni?ler.Donma i?lemi bitip katyla?ty?ynda eskisinden %10 daha hacimlidir.Buzun bu niteli?i çok önemlidir.Zira suyun üzerinde kalmasyny sa?lar.Sebebi ise sudan daha az yo?un olu?udur.1 dm3 buz,0,9 dm3 kysmy su yüzeyinin altynda kalmak üzere suya batar.Batan kysym nedeniyle 0,9 dm3 su ile yer de?i?tirir.Yer de?i?tiren su 1 dm3 buzun tamamy kadar a?yrlyktadyr.Böylece su,buzu,0,1 dm3 kysmy suyun üstünde kalacak ?ekilde yüzdürür. Tersi olsaydy,yani buz batsaydy,göller ve denizler diplerinden ba?layarak donarlardy. * Bir oksijen atomu ile ona ba?lanan iki hidrojen atomu su molekülü olu?turur.Oksijen yanmayy sa?layan elementtir.Hidrojenin bizzat kendisi yanycy özelliktedir.Yanmaya e?ilimli bu iki element uygun oranda birle?ince ate? söndürücü hale gelmi? olur.Hidrojen atomlary oksijen atomlaryna sykyca ba?lanyrlar.Ama di?er su molekülleri ile de gev?ek ba?lar kurarlar.Bir su molekülünü i?aretleyip onu gözlemledi?imizi dü?ünelim.Onun ba?ly oldu?u molekülü byrakyp di?erine ba?landy?yny görürdük.Kysa bir süre sonra onu byrakyp bir ba?kasyna ba?lanacaktyr.Böyle sürüp gider.Bir bardak içindeki suyun sakin bir ?ekilde duruyor gözükmesi aldatycydyr.Oysa içindeki herbir molekül bir saniye içinde milyarlarca defa ba?ka molekülle ba?lanty kurar. * Moleküllerin birbirleriyle sa?lam olmayan ba?lantylary ayny zamanda güçlü olmalaryny da sa?lar.Suyun yüzeyindeki direnç bu nedenle olu?ur.Bir su birikintisinin yüzeyindeki moleküller,alt ve yan taraflardaki moleküller ile ba?lantylydyr.Ama bunlaryn ba?lantylary,üst taraflaryndaki hava molekülleri ile olu?turduklary ba?lardan daha güçlüdür.Bu ba?lylyk,bir böce?i ta?yyabilecek kadar güçlü bir zar yaratyr.E?er yüzme havuzuna karynüstü atlarsak bu zar direnci yüzünden göbe?imiz acyr. * Bilimadamlary yerküredeki su miktarynyn 1,3 milyar kilometreküp oldu?unu söylüyor.Bu miktar sabittir,eksilmez veya artmaz.Bunun büyük kysmy okyanuslara aittir.Nicelik olarak belirtirsek,yeryüzündeki bütün sularyn %97’si denizlerde bulunur.Geriye kalan %3 miktaryndaki su tatlydyr,onun da ço?u buz katmanlary halindedir * E?er bir cismin yo?unlu?u,yani birim hacmyne dü?en madde miktary,suyun yo?unlu?undan daha fazla ise o cisim batar.Suyun yo?unlu?u 1 gr./1 cm.3 tür. Ba?ka bir ifadeyle bir santimetre küp su,bir gram gelir.Her gün gördü?ümüz büyük gemiler muazzam çelik kütlelerden yapylmy? olmalaryna ra?men denizin üzerinde rahatlykla yüzerler.Bunun sebebi,geminin tümü gözönüne alyndy?ynda,içinde büyük oranda hava baryndyryyor olmasyndandyr.?öyle de söyleyebiliriz:Çelik,di?er yapy malzemeleri ve hava hepsi birlikte ele alyndy?ynda hepsinin ortalama yo?unlu?u suyun yo?unlu?undan daha azdyr.Ancak geminin içine su girerse,geminin ortalama yo?unlu?u üzerinde yüzdü?ü suyun yo?unlu?unu a?aca?yndan batacaktyr. KAYNAK A Short History of Nearly Everything
Aslynda konuya öncülük eden, büyük kentlerden uzak bir köyde çok mütevazi ya?am sürmesine ra?men 18.yüzyylyn önemli bilim adamlaryndan biri olan John Mitchell adynda bir kyr papazy idi. Henry Cavendish, John Mitchell’in tasarlady?y düzene?i kendi malikanesinde kurdu.Bu düzenekte a?yrlyklar,kar?y a?yrlyklar,pandüller,?aftlar ve burulma teller gibi pek çok aygyt vardy.Bu düzene?in ortasynda 160 kilo gelen iki adet çelik top bulunuyordu.Bunlar da daha küçük olan iki kürenin yanyna asylyydy.H. Cavendish’in amacy,küçük kürelerde büyük küreler sebebi ile olu?an kütleçekimsel sapmayy ölçmekti.Böylece kütleçekimi sabiti olarak bilinen ve saptanmasy zor olan kuvvetin ilk ölçümünü mümkün hale getirecekti.Elde edece?i verileri de?erlendirerek Yerküre’nin kütlesini bulacakty.Kütleçekimi komple bir düzeyde güçlüdür,örne?in Güne? gibi büyük kütleli bir cismin gene Yerküre gibi büyük kütleli ba?ka bir cismi çekmesinde oldu?u gibi. Basit düzeylerde kütleçekimi çok zayyftyr.Yerden bir ta? parçasy aldy?ymyzda bütün bir gezegenin birle?ik kütleçekimsel etkisini kolayca yenmi? oluruz.Y?te H. Cavendish’in amaçlady?y olay,çok hafif düzeydeki kütleçekimini ölçmekti. Deney,küreler arasyndaki kütleçekimi kuvvetinin ölçülmesi yoluyla evrensel kütleçekimi sabiti olan G de?erinin hesaplanmasyny olanakly kylacakty.G de?eri,iki cismin birbirlerine uyguladyklary çekim kuvveti ile bu cisimlerin kütlelerin çarpymynyn,aralaryndaki uzakly?yn karesine bölümüyle elde edilen de?er arasyndaki orany ifade eder. H. Cavendish çok titiz olarak çaly?ty.Düzene?in yerle?tirildi?i odaya en ufak fysylty bile girmeyecek ?ekilde tedbir almy?ty.Bu sebeple biti?ik odalardan birisine yerle?ti.Gözlemlerini teleskopla bir gözetleme deli?inden yapyyordu.Elde edilecek sonuç birbirine ba?lantyly 17 tane ince ölçüme ba?lyydy.Bütün bunlaryn tamamlanmasy bir yyl sürdü. H. Cavendish bütün hesaplary bitirdi?inde Yerküre’nin 6 milyar trilyon tondan biraz daha a?yr oldu?unu açyklady.Bu sayy kendi ülkesinin ölçüm birimi ile 13’ün yanynda yirmibir syfyr olan libreydi.Bugün için Yerküre’nin 5,9725 milyar trilyon oldu?u tahmin ediliyor.Aradaki fark göz önünde tutulmayacak derecede azdyr.Unutmayalym ki H. Cavendish ölçümünü yapty?y zaman takvimler 1797 yylyny gösteriyordu. Kaynak: A Short History of Nearly Everything AnaBritannica
Big bang'e göre zaman ve mekan bir noktadan patlayarak olu?tu ve e?er evrenin heryerinde olan kara madde ve gezegenlerin kütle çekim güçleri a?yr basarsa evrenin geni?lemesi yava?lyyacak duracak ve geri içine çökmeye ba?lyyarak tekrar ba?lady?y noktaya geri dönecek..
Bilindi?i gibi maddenin olmady?y yerde zamanda olmayacaktyr benim sorum e?er kütle çekimi a?yr basarsa evren duracak ve geri içine çökmeye ba?lady?ynda zamanyn ne olaca?y ? zamanynda bunun akabininde duraca?y ve geriye do?ru i?leyece?ini dü?ünebilirmiyiz ki böyle olmasy gerekmiyormu ???
E=M.C2 formülüne göre bir kütleye sahip fotonlardan oluşan ve ışık hızınla giden bir ışığın hızını azaltıp enerjiyi kütleye dönüştürmek sizce mümkün olabilir mi?Yani formülü tersine çevirebilir miyiz?
Yukarıdaki ifadem yanlış anlaşılmasın.Durağan halde fotonon kütlesi yoktır.Fakat ışık hızına gelince yani hareket halindeyken fotonlar kütle kazanırlar.Zaten ışık hızındaki ışık enerji halindedir.
Peki bu enerji halinde ışık hızına sahip ışığın hızını azaltarak kütleye dönüştürmek yani ışığı kütleye dönüştürmek mümkün mü?