Mutluluk Veren Bilgi [Kutadgu Bilig] [Giriş yap] [Kaydol]

Mutluluk veren bilgi [Kutadgu Bilig]




www.alizvel.com
 
 Tartışma Coğrafya | Bilimtey Bilim Sitesi
Bilimtey Bilim Topluluğu > Tartışma Coğrafya

Venüs geçişi

1656-1742 yyllary arasynda ya?amy? olan Edmond Halley, bir öneride bulunmu?tu:Venüs gezegeni Güne?’in önünden geçerken,Yerküre’nin seçilmi? noktalaryndan ölçümlenirse, üçgenleme yöntemiyle Güne?’e olan uzakly?y hesaplanabilirdi.Bu veriler de?erlendirilerek Güne? Sistemi’ndeki di?er cisimlere de olan uzaklyklary belirlenirdi.
*
Üçgenleme yöntemi,geometrik hesaplamayla ilgilidir.Bir üçgenin bir kenarynyn uzunlu?unu ve iki kö?esine ait açylary bilirsek,di?er boyutlaryn hepsini hesaplayabiliriz.A ve B isimli iki ki?i Ay’yn Yerküre’ye olan uzakly?yny ölçmek isterlerse,ilk önce her ikisi dünyanyn farkly yerlerine giderler.Örne?in,A ki?isi Paris’e,B ki?isi Moskova’ya giderler.Her ikisi de ayny anda Ay’a bakarlar.Bu durumda A ki?isini,B ki?isini ve Ay’y birle?tiren bir çizgi oldu?unu varsayarsak ortaya bir üçgen çykmy? olur.A ki?isi ile B ki?isi arasyndaki taban çizgisini ve iki kö?enin açylaryny ölçersek üçgenin di?er unsurlaryny da hesaplayabiliriz.
*
Venüs geçi?leri düzenli bir syra takip etmez.8 yyl ara ile iki geçi? gözlemlenir.Bundan sonra yakla?yk 100 yyl boyunca hiç geçi? olmaz.Nitekim 20.yüzyylda hiç geçi? olmady.Son geçi? tarihi 8 Haziran 2004’tür.Bundan sonraki geçi? 2012 yylynda olacaktyr.
*
1761 tarihinde bilim dünyasy Venüs geçi?ini gözlemlemeye hazyrdy.Bilim adamlary Sibirya’ya,Çin’e,Güney Afrika’ya,Endonezya’ya ve bunun gibi yüzü a?kyn bölgeye do?ru yola çyktylar.Fransa,Yngiltere,Ysveç,Rusya,Ytalya,Almanya ve daha pek çok ülkeye mensup bilim adamlary dünyanyn dört bir tarafyna gözlem için ko?uyorlardy.Bu olayda dikkati çeken en önemli özellik,bilimsel bir çabanyn tarihte ilk kez uluslar arasy i?birli?i ile yürütülmesidir.Ancak o dönemlerin ?artlary içinde hemen hemen her yerde pekçok sorun olu?tu.
*
Sava?lar,hastalyklar,gemi kazalary ve bunlara benzer pekçok nedenlerle bilimadamlarynyn büyük kysmy yollarda kaldy.Hedefledikleri noktalara ula?mayy ba?aranlaryn da sorunlary bitmemi?ti.Gözlem yapmaya yarayacak aletleri kyrylmy? veya iklim de?i?ikli?i nedeniyle bozulmu?tu.
Jean Chappe adyndaki Fransyz gözlemci Sibirya’ya ula?mak için aylarca yol gitti.Son derece kyrylgan aletlerini her türlü sarsyntydan korumak için özel bir çaba gösteriyordu.Fayton,gemi ve atly kyzaklar üzerinde geçen yolculuktan sonra nihayet Sibirya’ya ula?ty.Gözlem yapaca?y noktaya varmasy için geçmesi gereken patika sular altynda kalynca yoluna devam edemedi.Su baskynynyn nedeni,bahar ya?murlarynyn anormal olu?undan dolayy nehirlerin ta?masyydy. Jean Chappe hiç olmassa bulundu?u yerden gözlem yapabilmesi için aletlerini gökyüzüne çevirince, yerli halk sel felaketinden onu sorumlu tuttu.Bu insanlara göre o garip aletler ve o garip yabancy u?ursuzluk getirmi?ti. Jean Chappe gözlem yapamadan kaçmak zorunda kaldy.
*
Bir di?er Fransyz gözlemci Guillaume Le Gentil,Venüs geçi?ini Hindistan’da gözlemlemek için bir yyl önce yola çykmy?ty.Ortaya çykan birçok nedenden ötürü geçi?in gerçekle?ece?i gün,o hala denizdeydi.Sürekli sallanan gemi üzerinden gözlemde bulunmasy olanaksyzdy.Ama 1769 yylynda olacak di?er geçi?i izlemek amacy ile yoluna devam etti.Hindistan’da bulundu?u 8 sene içinde geli?mi? bir gözlemevi kurdu.Aletlerini dikkatle hazyrlady.Nihayet geçi?in gerçekle?ece?i gün olan 4 Haziran 1769 günü sabah uyandy?ynda hava çok güzeldi.Ama Venüs geçi?i ba?lady?y syrada bir bulut kümesi tam da Güne?’in önünde durdu.Tam 3 saat 15 dakika boyunca yerinden kypyrdamady. Le Gentil bir nebze olsun gözlem yapamamy?ty.Buna ra?men büyük bir so?ukkanlylyk göstererek aletlerini toplady ve en yakyn limana gitti.Bu sefer de yolda dizanteriye yakalandy.Dönü?ü bir yyl gecikti.Tam 11,5 yyl sonra evine vardy?ynda dertlerinin bitmemi? oldu?unu gördü.Yoklu?unda akrabalary ölümünü ilan etmi? ve malvarly?yna el koymu?lardy.
*
Yngiltere’de Royal Society, Venüs geçi?ini izlemeleri için Charles Mason ve J.Dixon’u görevlendirmi?ti.Bu iki gözlemci Sumatra’ya gideceklerdi.Ama gemileri yolda bir Fransyz sava? gemisinin saldyrysyna u?rady.Buna ra?men yollaryna devam ettiler.Daha yolculuklary bitmeden Sumatra’nyn Fransyzlaryn eline geçti?ini ö?rendiler.
Bir di?er Yngiliz bilim adamy Nevil Maskelyne Saint Helena Adasy’nda geçi?i bulutlar nedeniyle izleyememi?ti.Yngiltere’ye dönüp kraliyet astronomu oldu.
*
Venüs geçi?ini ölçümleme ba?arysyny 1769 yylynda olayy Tahiti’de izleyen James Cook gösterdi.Bundan sonra esas görevi olan haritalama i?ine devam etti.Bilindi?i gibi kendisi Avustrtalya’ya Yngiliz tahty adyna sahip çykty.Ülkesine döndü?ünde gözlem sonuçlaryny Fransyz astronomu Joseph Lalande’ye verdi.O da bu verilerden yararlanarak Yerküre ile Güne? arasyndaki mesafenin 150 milyon kilometrenin biraz üstünde oldu?unu hesaplady.
19.yüzyylda iki geçi? daha oldu.Bu kez gözlemler daha syhhatli yapyldy ve Yerküre ile Güne? arasyndaki mesafenin 149,59 milyon kilometre oldu?u kesin olarak ilan edildi.
Kaynak:
Bill Bryson : A Short History of Nearly Everything
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Richard Norwood

17.yüzyylyn ilk yarysynda bilimadamlary son derece olumsuz ?artlar altynda birtakym ölçümler yaparak Yerküre’nin büyüklü?ünü hesaplamaya çaly?yyorlardy. Bu çaly?malaryn ilki bir matematikçi olan Yngiliz yurtta?y Richard Norwood’a aittir. Richard Norwood henüz genç ya?larynda iken deniz diplerinden inci toplayyp zengin olmak istemi?ti.Edmond Halley’in icat etti?i dalgyç-hücresini model olarak alyp yeni bir tane yaparak Bermuda’ya gitti.Ancak zengin olma hayali kysa süre sonra sona erdi.Her?eyden önce orada inci yoktu.Olsa bile bir ?ey farketmeyecekti.Zira yapty?y dalgyç-hücresi bir i?e yaramamy?ty. Mecburen ülkesine geri döndü.
*
O zamanlar gemi kaptanlarynyn en büyük sorunlaryndan biri Bermuda idi.Buranyn yerini saptamak oldukça zordu.Okyanus’un muazzam büyüklü?ü yanynda Bermuda oldukça küçük bir yer tutar.Dönemin seyir araçlary çok yetersizdi.Üstelik deniz milinin uzunlu?u konusunda bir uzla?ma da yoktu Korkunç derecede engin olan Okyanus’ta en ufak bir hesap hatasy oldukça büyük sorunlara yol açyyordu.Bu durumda gemiler Bermuda hacmindeki yerleri çok defa açyk farkla yska geçiyorlardy. Richard Norwood,genç olmasyna ra?men trigonometri ve açylar konusunda uzmandy.Bu bilgisini kullanarak bir meridyen derecesinin uzunlu?unu hesaplamaya karar verdi.
*
Londra Kulesi’ne syrtyny döndü ve yola koyuldu.Yki sene boyunca ?ehrin kuzeyinde 335 kilometre yürüdü.Yürüyü?ü boyunca bir parça zinciri defalarca gerip ölçüyordu.Bir taraftan da geçmi? oldu?u yerlerdeki ini?-çyky?ly yollar ve virajlar için çok hassas ayarlamalar yapyyordu.En son olarak Londra’daki ilk ölçümünü yapty?y günün ayny saatinde ve yylyn ayny gününde Güne?’in York’taki açysyny ölçmeyi tasarlamy?ty.Elde edece?i verilerden yararlanarak Yerküre’nin bir meridyen derecesinin uzunlu?unu belirlemeyi dü?ünüyordu.Buradan da çevre mesafesinin tamamyny hesaplayacakty.O günlerin ?artlary içinde bu giri?im oldukça iddialy olmu?tu.En ufak bir ölçüm hatasy bütün hesaby geçersiz kylardy.Ancak Richard Norwood’un vardy?y sonuç 550 metrelik farkla do?ru oldu: bir derecelik meridyen yayy için uzunlu?unu 110,72 kilometre olarak açyklady.
*
1637 yylynda denizcilik konusundaki eseri olan ‘The Seaman’s Practice’ kitabyny yayynlady.Bu kitap 17 basky yapty.Ölümünden sonra 25 yyl geçtikten sonra bile kitap saty?y devam ediyordu.
Richard Norwood,yerle?mek için ailesi ile birlikte Bermuda’ya gitti.Tarym ile u?ra?ty.Bo? zamanlaryny trigonometriye ayyrmy?ty.Orada 38 sene ya?ady.Ancak ya?amynyn son yyllary mutlu olmady.
*
Richard Norwood,ailesi ile Bermuda’ya giderlerken,iki küçük o?lu,genç bir piskopos vekili ile ayny kamarayy payla?my?ty.Yki küçük o?ul,Nathaniel White adyndaki bu piskopos vekilini yaptyklary yaramazlyklar ile çileden çykarmy?lardy. Nathaniel White da bunun üzerine Richard Norwood’un ya?amyny zehir etmeye and içmi?ti.
Richard Norwood’un iki kyzynyn da evlilikleri çok kötü oldu.Onlaryn mutsuzluklary Richard Norwood’a büyük üzüntüler yüklüyordu.Büyük bir ihtimalle piskopos vekili ile i?birli?i yaparak kyzlaryndan birisinin kocasy Richard Norwood’u ufak tefek suçlardan dolayy sürekli mahkemeye veriyordu.Duru?malara gidip gelmek kendisini bir hayli yoruyordu.
1650 yyllarynda Bermuda’da cady mahkemeleri ba?lady. Richard Norwood,trigonometri çaly?malary için aldy?y notlarda kullandy?y birtakym sembollerden dolayy tedirginlik duyuyordu.Bu sembollerin ?eytanla ileti?im kurdu?unun i?areti olarak algylanmasyndan korkmu?tu.Bütün bu nedenlerden ötürü son yyllaryny ku?ku içinde geçirdi.
Kaynak:
Bill Bryson : A Short History of Nearly Everything
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Çin seddi uzayda görünüyor mu?

çin seddi uzaydan görülebilen tek insan yapysy olarak bilinir peki bu do?rumu ve bunun bir resmi varmy?
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Yeryüzünün ölçümü için sonuçlanmamış bir araştırma

18.yüzyylyn ilk yarysynda bilim dünyasy Yerküre’nin ya?y,kütlesi,uzaydaki yeri ve buna benzer birçok konuyu merak ediyordu.1735 yylynda Fransa Kraliyet Bilimler Akademisi Güney Amerika’ya bir grup gönderdi.Hidrolog olan Pierre Bouguer ile asker-matematikçi Charles Marie de La Condamine önderli?indeki bu grup,di?er bilimadamlary ve maceraperestlerden olu?mu?tu.Bu Fransyz grubunun amacy bir meridyen derecesinin uzunlu?unu,ba?ka bir deyi?le Yerküre’nin çevre uzunlu?unun 360’ta birini ölçmekti.Bunu elde etmek için bugün Ekvador’a ait olan Quito yakynlaryndaki Yarouqui’den Cuenca’nyn biraz ötesine kadar uzanan hat boyunu hesaplayacaklardy.Yakla?yk 320 kilometre olan bu hat boyunun ölçümü,Yerküre çevresinin kaç kilometre oldu?unu belirleyecekti.Kullanacaklary yöntem,üçgenleme idi.
*
Üçgenleme yöntemi,geometrik hesaplamayla ilgilidir.Bir üçgenin bir kenarynyn uzunlu?unu ve iki kö?esine ait açylary bilirsek,di?er boyutlaryn hepsini hesaplayabiliriz.A ve B isimli iki ki?i Ay’yn Yerküre’ye olan uzakly?yny ölçmek isterlerse,ilk önce her ikisi dünyanyn farkly yerlerine giderler.Örne?in,A ki?isi Paris’e,B ki?isi Moskova’ya giderler.Her ikisi de ayny anda Ay’a bakarlar.Bu durumda A ki?isini,B ki?isini ve Ay’y birle?tiren bir çizgi oldu?unu varsayarsak ortaya bir üçgen çykmy? olur.A ki?isi ile B ki?isi arasyndaki taban çizgisini ve iki kö?enin açylaryny ölçersek üçgenin di?er unsurlaryny da hesaplayabiliriz. Yeryüzü üzerinde üçgenleme ilkesi de buna benzer.Ancak üçgenin kenarlary uzaya do?ru gitmez,bir harita üzerinde yanyana yer alyr.Bir meridyenin derecesi ölçülürken ki?ilerin arazi boyunca bir çe?it üçgenler dizisi olu?turmasy gerekir.
*
Fransyz grubun i?i rast gitmedi. Quito’da anlayamadyklary bir nedenle yerlileri kyzdyrdylar.Kyzgyn kalabalyk onlary ?ehir dy?yna kadar kovalady.Bu olaydan kysa bir süre sonra ke?if grubunun doktoru bir kavgaya kary?ty ve öldürüldü.Botanikçinin ruh sa?ly?y bozuldu.Yakalandyklary ate?li hastalyklar sonucu veya çe?itli kazalar nedeniyle ölümler devam etti.Aksilikler birbirini kovalyyordu. La Condamine,izin belgelerindeki bir sorunu çözmek için Lima’ya gidince,grubun çaly?masy sekiz ay durdu.En sonunda La Condamine ile Bouguer kavga edip birbirleri ile küstüler ve birlikte çaly?maya son verdiler.Ekip iyice küçülmü?tü.
Di?er taraftan herkes onlara ?üpheyle bakyyordu.Yerküre’nin çevresini ölçmek için niye oralara gelmi?lerdi?Bu ölçümleri niye Fransa’da yapmyyorlardy?
*
Bouguer ile La Condamine’nyn And da?laryny seçmelerinin nedeni ekvator dairesine yakyn olma istekleriydi.Ekvatorda küresellik açysyndan gerçek bir farklylyk olup olmady?yny saptamak amacynda idiler.Biraz da macera ve manzara görmek istemi? olabilirlerdi.Ancak da?lar sürekli dumanlyydy.Öyle ki dumanyn da?yldy?y nadir zamanlarda sadece bir saat ara?tyrma yapabilmek için haftalarca bekliyorlardy.Üstelik da?lara ula?abilmek için hyzly akan nehirleri,balta girmemi? ormanlary a?mak zorundaydylar.Kilometrelerce yol alyp o dönemde henüz haritasy çykarylmamy? olan,yerle?im bölgelerinden uzakta kalmy? ta?ly çöllerden geçmek zorundaydylar.
*
Daha önceki yyllarda Newton’un yasalary bir konuda tarty?ma yaratmy?ty.Newton kuramyna göre Yerküre’nin ?ekli tam bir küre de?ildir.Zira dünyamyzyn dönü?ünden kaynaklanan merkezkaç kuvvet,kutuplaryn hafifçe basykla?masyna,ekvatorun ise ?i?kinle?mesine yol açar.Böylece gezegenimiz basyk bir küre haline gelir.Bu durumda Ytalya’da bir meridyen derecesinin uzunlu?u,Yskoçya’daki bir meridyen derecesinin uzunlu?u ile ayny olmayacaktyr. Kutuplardan uzakla?tykça uzunluk kysalacaktyr.
Newton’un teorisi ortaya çykmadan önce Yerküre’nin çevre uzunlu?unu saptama çaly?malary Fransa’da da yapylyyordu.Astronom Jean Picard,bir sürü alet ve saatten yararlanarak karma?yk bir üçgenleme yöntemi bulmu?tu.Yki yyl boyunca ülkesini gezip bu yöntemini uygulady.1669 yylynda bir derecelik meridyen yayy için ölçümünü 110,46 kilometre olarak açyklady.Ancak bu ölçümü Yerküre’nin kusursuz bir küre ?eklinde oldu?u varsayymy ile yapmy?ty.
Daha sonra baba-o?ul olan Giovanni ve Jacques Cassini, Picard’yn deneylerini daha geni? bir alanda tekrarladylar.Sonuçta Yerküre’nin ?i?kin bölgesinin ekvator de?il,kutuplar oldu?unu söylediler.Onlara göre Newton yanylyyordu.
*
Fransa Kraliyet Bilimler Akademisi’nin Bouguer ile La Condamine’i Güney Amerika’ya yollamalarynyn asyl nedeni, Giovanni ve Jacques Cassini’nin bu iddiasyydy.Her iki ara?tyrmacy on sene olumsuz ko?ullar altynda çaly?ty.Derken bir gün kendilerine bir haber geldi:Kuzey Yskandinavya’da ölçüm yapan bir di?er Fransyz ekibi,Newton’un öngördü?ü gibi kutuplara yakyn bölgelerde bir derecenin daha uzun oldu?unu bulmu?lardy. Yerküre,ekvator çevresinden ölçüldü?ünde,kutuplar çevresinden ölçüldü?ünde oldu?undan 43 kilometre geni?ti.Bu durumda Bouguer ile La Condamine çaly?malaryna son verdiler.Hemen deniz kyyysyna gidip ayry gemilerde ülkelerine do?ru dönü? yoluna ba?ladyklarynda hala birbirlerine küs durumundaydylar.
Kaynak:
Bill Bryson : A Short History of Nearly Everything

Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Jeolojik zamandizini

Jeolojik olaylaryn tarihlendirilmesi konusunda fikirbirli?ine varylmasy uzun tarty?malar sonucunda mümkün olmu?tur.Joologlar ba?langyçta,kayaçlary olu?tuklary dönemlere göre kategorize etmeyi denediler.Ama synyr çizgilerini nerelere çekmeleri konusunda syk syk uzla?mazly?a dü?üyorlardy.Bu tarty?malaryn en önemlisi,’ Büyük Devoniyen Yhtilafy’ olarak bilinir.
Roderick Murchison,bir kayaç katmanynyn Silüriyen Dönem’de oldu?unu söylemi?ti.Rahip Adam Sedgwick ise sözkonusu katmanyn Kambriyen Dönem’e ait oldu?unu ileri sürdü.Bu tarty?ma giderek ?iddetlendi ve yyllarca sürdü.Martin J.S.Rudwick,bu ihtilafy konu alan bir kitap yazdy.Bu bilimsel kavga 1879 yylynda Silüriyen Dönem’le Kambriyen Dönem arasyna yeni bir dönemin,yani Ordovisyen Dönemi’nin eklenmesi ile sona erdi.
*
Jeoloji terminolojisinde Yngiliz adlary egemendir.
Devoniyen,Yngiltere’de bir il olan Devon’dan türemi?tir.
Kambriyen,Galler’in Latincedeki adydyr.
Ordovisyen ve Silüriyen eski Gal kabileleri Ordovislere ve Silürlere dayanyr.
Jeoloji ara?tyrmalary yaygynla?tykça terminolojiye dünyanyn di?er yerlerinden de adlar girmi?tir.
Jura Dönemi,adyny Fransa-Ysviçre synyryndaki Jura Da?y’ndan alyr.
Permiyen,Ural Da?lary’ndaki Perm bölgesi ile ilgilidir.
Terminolojiye giren adlar her zaman yer adlary olmayabilir.Örne?in Kretase,tebe?ir anlamyndadyr.
*
Ylk ba?larda jeolojik tarih dört zaman dilimine bölünmü?tü:
Birinci
Ykinci
Üçüncü (tersiyer)
Dördüncü (kuvaterner)
Bu sistem çok basitti,bu sebeple kalycy olamady.Jeologlar bazy kysymlary elediler ve yeni eklemeler yaptylar. Birinci ve Ykinci Dönemler tamamen kaldyryldy.Dördüncü Dönem bazy jeologlar tarafyndan kaldyryldy,bazylarynca korundu.
Charles Lyell,dinozorlar ça?yndan bu yana geçen süreyi kapsamak için,bölümler ya da dizinler olarak bilinen ek birimler önermi?ti.Bunlardan bazylary ?öyleydi:Pleistosen (en yakyn) , Pliyosen (daha yakyn) , Miyosen (az çok yakyn) ve Oligosen (belki bir nebze yakyn).Son ek olarak ta ‘senkron’ terimini kullanmak istiyordu.Böylece Miyosenkron ve Pliyosenkron gibi terimler üretiyordu.
William Whewell,etimolojik gerekçeleri öne sürerek Charles Lyell’in yöntemine itiraz etti, ‘senkron’ yerine ‘-eous’ modelini önerdi.Böylece Meioneous ve Pleioneous gibi terimler üretti.
*
Zaman,dönem ,bölüm ve zaman dilimi olarak, bugün kullanylan jeokronoloji ?öyledir:
ZAMAN………….DÖNEM…...BÖLÜM……………….ZAMAN DYLYMY (y.milyar yyl önce)
Prekambriyen………………………………………………………..4-570
Paleozoik (Birinci)………………………………………………….. 570-225
……………………… Kambriyen……………………………………………..570-500
………………………Ordovisiyen…………………………………………….500-430
……………………… Silüriyen………………………………………………..430-395
……………………… Devoniyen……………………………………………..395-345
……………………… Karbonifer……………………………………………..345-280
……………………… Permiyen………………………………………………280-225
Mezozoik (Ykinci) ……………………………………………………..225-65
……………………… Triyas ………………………………………………….225-190
……………………… Jura…………………………………………………….190-136
……………………… Kretase……………………………………………….136-65
Senozoik (Yakyn) …………………………………………………….65-günümüz
……………………… Tersiyer……………………………………………….65-2,5
………………………………….. Paleosen ……………………………………………65-54
………………………………….. Paleojen……………………………………………..54-26
………………………………………………. Eosen……………………………………………54-38
………………………………………………. Oligosen………………………………………...38-26
…………………………………..Neojen………………………………………………26-2,5
……………………………………………….Miyosen…………………………………………26-7
………………………………………………. Pliyosen…………………………………………7-2,5
……………………… Kuvaterner……………………………………………2,5-günümüz
………………………………….. Pleyistosen ………………………………………2,5-10 bin
………………………………….. Holosen……………………………………………10 bin-günümüz

Prekambriyen, Kambriyen Öncesi olarak kullanylyr. Paleozoik,eski hayat anlamyndaki sözcükten türetilmi?tir. Mezozoik,orta hayat, Senozoik ise yeni hayat anlamyna gelir.John Wilford’un,zaman ve dönem konusunda pratik bir önerisi vardyr. Prekambriyen, Paleozoik, Mezozoik ve Senozoik olan zamanlary yylyn mevsimleri gibi, Karbonifer, Permiyen, Jura,vb. gibi dönemleri de mevsimlerin aylary gibi dü?ünmek kolaylyk sa?lar.
Yukarydaki tabloya eklenmesi gereken katlar ya da ça?lar diye bilinen ve adlaryny Illinois,Des Moines,Croix gibi çe?itli yerlerden alan daha küçük altbölümler vardyr.
*
Aslynda bütün olarak ele alyndy?ynda jeokronoloji konusunda tam bir fikir birli?i yoktur.Örne?in Kuzey Amerika’daki kat veya ça?laryn,Avrupa’dakilerden farkly adlarla kullanyldy?y olur.Ço?u da zaman içinde ancak tahminen çaky?yr. Kuzey Amerika’daki Cincinnati katy büyük ölçüde Avrupa’daki Ashgill katyna ve küçük ölçüde biraz daha önceki Caradoc katyna denk gelir.
Ayryca bu bilgiler kitaptan kitaba de?i?ti?i gibi ki?iden ki?iye de de?i?ebilir.Bazy jeologlar 7 tane yeni bölüm tanymlar,bazysy da 4 bölüm.Bazy kitaplarda Tersiyer (Üçüncü) ve Kuvaterner(Dördüncü) çykarylmy?,yerlerine Paleojen ve Neojen olarak adlandyrylan farkly uzunluktaki dönemler konmu?tur.
Prekambriyen Zaman’y,çok eski Arkeyan Devir ve daha yakyn Proterozoik Devir larak ikiye ayyranlar vardyr.Bazen de Paleozoik (Birinci), Mezozoik (Ykinci) ve Senozoik (Yakyn) zamanlary içine alan zaman dilimini tanymlamak için Fanerozoik Üstzaman terimi kullanylyr.
*
Bütün bunlar sadece zaman birimleri içindir.Kayaçlar,kendi içlerinde sistemler,diziler ve katlar olarak bilinen farkly birimlere ayrylmy?tyr.Ayryca zaman açysyndan geç ve erken,kayaç katmanlary açysyndan alt ve üst birimler arasynda da farklar vardyr.
KAYNAKLAR:
A Short History of Nearly Everything
AnaBritannica
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Büyük Patlamanın sesi

Arno Penzias ve Robert Wilson New Jersey’de,Holmdel’deki Bell Laboratuvar’ynda çaly?an iki radyoastronomdular.Burada bulunan büyük bir ileti?im antenini kullanyyorlardy.1965 yylynda kendilerini oldukça ?a?yrtan bir olayla kar?y kar?yya geldiler.Antenden hiç durmayan bir fon gürültüsü gelmeye ba?lamy?ty.Görev alanlaryna giren deneysel çaly?malaryny yapamaz hale gelmi?lerdi.Sürekli olarak devam eden bu tyslama sesini duymazdan gelemiyorlardy.Bu sesin geldi?i belli bir odak noktasy yoktu.Gece gündüz hiç ara vermeden gökyüzünün her noktasyndan geliyordu.Yki astronom bir yyl boyunca sesin kayna?yny bulmak için u?ra?tylar.Bir taraftan da gürültüyü yok edecek çareyi aryyorlardy.Ellerinden gelen her ?eyi yaptylar.Elektrikle çaly?an her aleti tek tek gözden geçirdiler.Bütün aletleri söküp yeniden kurdular.Devreleri defalarca kontrol ettiler.Ne kadar tel varsa hepsini elden geçirdiler.Fi?leri temizlediler.Sonra çana?yn içine tyrmanyp her bir ek ve perçin yerine boru bandy yapy?tyrdylar.Y?lerini öyle ciddiye almy?lardy ki,süpürge ve fyrçalarla ku? pisliklerini bile temizlediler.Ancak bunlaryn hiçbir faydasy olmady.Ses devam ediyordu.
*
Ayny tarihte 50 kilometre uzaklyktaki Princeton Üniversite’sinde Robert Dicke yönetimindeki bir ekip te yo?un ?ekilde ara?tyrmalaryny sürdürüyordu.Bulmaya çaly?tyklary ?ey ise Arno Penzias ve Robert Wilson’un yok etmeye çaly?tyklary ses ile ilgili bir olaydy. Elbette Bell Laboratuvar’ynda duyulan sesten haberleri yoktu.Robert Dicke ve ekibi George Gamow tarafyndan ileri sürülen bir öngörüyü irdeliyorlardy.
George Gamow’a göre,uzayyn yeterince derinlerine bakarsak,Büyük Patlama’dan geriye kalan kozmik bir fon y?ynymy bulabilirdik.Bu y?ynym,evreni dola?ty?y zaman dünyamyza mikrodalgalar halinde ula?acaktyr. George Gamow,daha sonra yazdy?y yazylarda bu mikrodalgalary saptayan alet olarak Holmdel’deki Bell antenini önermi?ti.Ancak bu raporu hem Arno Penzias ve Robert Wilson hem de Robert Dicke ve ekibi okumamy?ty.
*
Arno Penzias ve Robert Wilson’yn duymakta olduklary ses, George Gamow’un öngörmü? oldu?u sesti.Onlar,evrendeki en eski y?y?y görüyorlardy.Elbette bu görme i?lemi gözlerle olmuyordu.O y?y?y kulaklary ile algylyyorlardy.Zaman ve uzaklyk bu fotonlary mikrodalgalara çevirmi?ti. Arno Penzias ve Robert Wilson henüz i?in farkynda de?illerdi ama müthi? bir olaya tanyklyk ediyorlardy.
Olayyn ne derece önemli oldu?unu açyklamak için bir örnek verelim.Bir gökdelenin yüzüncü katyndan a?a?y bakty?ymyzy varsayalym.Yçinde oldu?umuz yüzüncü kat ?imdiki zaman olsun.Caddenin düzeyi ise Büyük Patlama’yy temsil etsin. Arno Penzias ve Robert Wilson’yn tanyk olduklary olayyn döneminde insano?lunun ke?fetti?i en uzak galaksiler 60.kat civaryna denk dü?er.
*
Y?ittikleri sese hangi etkenin sebep oldu?unu bir türlü anlayamayan Arno Penzias ve Robert Wilson, Princeton Üniversite’sindeki Robert Dicke’e telefon ettiler.Bir çözüm bulmasy için ona ya?adyklary sorunu anlattylar. Robert Dicke iki genç radyoastronomun neyi bulmu? olduklaryny hemen anlady.Ekip arkada?laryna da söyledi?i gibi,ke?if kendilerince de?il,ba?kallary tarafyndan yapylmy?ty.
Kysa bir süre sonra,Astrophysical Journal’da iki tane makale yayynlandy.Makalelerin birisinde Arno Penzias ve Robert Wilson’yn duyduklary tyslama sesi ile ilgili deneyimleri anlatylyyordu. Robert Dicke’nin ekibi tarafyndan yazylan di?er makalede ise bu sesin ne oldu?u açyklanyyordu.
Arno Penzias ve Robert Wilson yazylarynda kozmik fon y?ynymynyn pe?inde olmadyklaryny belirtmediler.O sesin ne oldu?unu anlamadyklary ve ke?iflerine herhangi bir raporda tanym ya da yorum getirmedikleri halde 1978 yylynda fizik dalynda Nobel Ödülü kazandylar.
Kaynak:
Bill Bryson : A Short History of Nearly Everything
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Richard Owen

Richard Owen 1804 yylynda Yngiltere’nin kuzeyindeki Lancaster’de do?du.1824 yylynda typ e?itimi için Edinburg’a gitti.Anatomiye meraky a?yry derecedeydi.
Syk syk yasaklary çi?niyor,kadavralardan aldy?y parçalary gizlice evine götürüyordu.1826’da Yngiltere Kraliyet Cerrahlyk Okulu’na girmeye hak kazandy.
Görevi,typ ve anatomik örneklerden olu?an çok geni?,fakat düzensiz olan kolleksiyonlary düzenlemekti.
1832 yylynda yazdy?y Memoir on the Pearly Nautilus adly yapyty ,konusu alanynda klasikler arasyna girmi?tir.1833 yylynda çaly?malarynyn ilkini yayynlady.
Bu çaly?masynda Kraliyet Cerrahlyk Okulu Müzesi’nden yararlandy.Yapytynda oradaki kar?yla?tyrmaly anatomi kolleksiyonunun resimli ve açyklamaly katologuna yer verdi.Bu koleksiyon ona ileride yapaca?y hem canly hem de fosil hayvanlara ait ara?tyrmalarynda yardymcy olacaktyr.
Zira kullanaca?y kar?yla?tyrmaly anatomi bilgisini kazanmy?ty.1836 yylynda Kraliyet Cerrahlyk Okulu’nun Hunter Kürsüsü’nde profesör,1837 yylynda da anatomi ve fizyoloji profesörü oldu.Hekimli?i byraktyktan sonra zamanynyn tümünü ara?tyrmalara ayyrdy.
*
R.Owen,organizasyon yönünden oldukça yetenekliydi.Çaly?malaryndaki akylcy yöntemiyle hyzla ba?aryya ula?yyordu.Fosil kemiklerinin birle?tirilip iskelet haline getirme i?inde uzmanla?ty.Hemen hemen hiç yanylmayan içgüdüleri ile kysa zamanda üstün nitelikli bir anatomist oldu.Ancak bu yanylmayan içgüdüsü, her zaman do?ru sonuçlara ula?aca?ynyn garantisi de?ildi.Nitekim,ileriki tarihlerde birçok hata yapty?y kanytlanmy?tyr.Ama hayvanlaryn anatomisi alanynda zamanynyn en ünlü ki?isi olmu?tu.
Bu sebeple Londra Zooloji Bahçeleri’nde ölen hayvanlary satyn alma önceli?i kendisine tanyndy.
*
1845 yylynda Odontography adly eserini tamamlady.
1846 yylynda Lectures on Comparative Anatomy and Physiology of the Vertebrate Animals,(Omurgalylaryn Fizyolojisi ve Kar?yla?tyrmaly Anatomisi Üzerine Dersler) ile çaly?malaryna devam etti.Ayny yyl, A History of British Fossil Mammals and Birds (Britanya’daki Fosil Memelilerin ve Ku?laryn Tarihi) bir ba?ka eseridir.
1856 yylynda British Museum’da do?a bilimleri bölümlerinin yöneticili?ini üstlendi. Özellikle South Kensington’daki Do?a Tarihi Müzesi’nin geli?tirilmesi ile ilgileniyordu.
A History of British Fossil Reptiles (Britanya’daki Fosil Sürüngenlerin Tarihi) ve On the Anatomy of Vertebrates (Omurgalylaryn Anatomisi Üzerine)di?er yapytlarydyr.
*
R.Owen en çok dinozorlar üzerindeki uzmanly?yndan dolayy hatyrlanyr.Dinosauria terimini bilim dünyasyna o kazandyrmy?ty.Korkunç kertenkele anlamyna gelir.Ancak dinozorlar kesinlikle kertenkele de?illerdi.Bugün için onlaryn dinozorlardan otuz milyon yyl önce ba?ka bir soydan geldikleri anla?ylmy?tyr.
R.Owen,dinozorlaryn sürüngen olduklaryny elbette biliyordu.Bu sebeple herpeton adyny verebilirdi.Ayryca bir tane de?il,iki tane sürüngen takymy oldu?unun da farkyna varamady.Nitekim dinozorlar ku? kalçaly Ornithischia takymy ile kertenkele kalçaly Saurishchia takymyny kapsar.
*
R.Owen hem tip olarak hem de huy olarak insanlara sevimli gelmezdi.Herkes onun so?uk karakterli ve küstah davrany?ly oldu?unda hemfikirdi.
Amacyna ula?mak için dü?ünmeksizin her?eyi yapaca?yndan ku?ku duyulmuyordu.Ancak anatomi alanyndaki tarty?ma götürmez yetene?i tüm olumsuzluklaryny perdeliyordu.Di?er taraftan R.Owen’yn neden oldu?u problemler birbirinin pe?isyra ortaya çykyyordu.
Thomas Huxley 1857 yylynda Churchill’s Medical Directory’in yeni baskysynda bir ?ey fark etti.R.Owen’yn ismini rehberde görmü?tü.
Londra’daki Madencilik Okulu’nun Kar?yla?tyrmaly Anatomi ve Fizyoloji Profesörü olarak görünüyordu.
Oysa o mevkide Thomas Huxley’in kendisi bulunmaktaydy.Ara?tyrynca bu bilginin yayyncylara R.Owen’yn iletti?ini ö?rendi.
*
O günlerde Hugh Falconer adly bir do?abilimci,heryerde ?ikayet edip duruyordu.Zira kendi ke?iflerinden birini R.Owen sahiplenmi?ti.
Bu tip iddialar sürekli ortalykta dola?yyordu.Birkaç ki?i,kendi örneklerini R.Owen’a incelemesi için verdiklerini,ancak onun kendi çaly?malaryny sahiplendi?ini söylüyorlardy.
En dikkat çekici olay ise bir hekimin ba?yna gelenler oldu.Gideon Mantell uzun yyllar çaly?arak çok sayyda fosil biriktirmi? ve kayytlara geçirmi?ti.
Ancak ?ansly bir ki?i de?ildi,i?leri hep ters gitti.Zaman içinde karysyny,çocuklaryny,hekimli?ini ve fosil kolleksiyonunu kaybetti.
Zavally adam Londra’ya ta?ynmy?ty ki kysa bir süre sonra bir kaza geçirdi.Bir at arabasy kendisine çarpynca,belinden sakatlandy.
R.Owen sistemli bir çaly?mayla Mantell’in katkylaryny kayytlardan sildi.Onun yyllar önce adlandyrdy?y türlere yeni isimler verdi ve ke?ifleri kendisi üstlendi.
*
R.Owen’yn ku?kulu i?lerinin sonu gelmiyordu.Royal Society’nin bir komitesi ,ki ba?kany da R.Owen’di,ödül verecekti.
Belemnit adly nesli tükenmi? bir yumu?akça için yazylan bildiri birincilik kazanmy?ty.Bu bildiriyi yazan R.Owen’di ve kendisine Kraliyet Madalyasy verilmesi kararla?tyryldy.Oysa belemnit 4 yyl önce Chaning Pearce adyndaki amatör bir do?abilimci tarafyndan ke?fedilmi?ti.Üstelik bu ke?fin bildirisi Jeoloji Derne?i’nin bir toplantysynda sunulmu?tu.Y?in ilginç tarafy o toplantyya R.Owen’yn kendisi de katylmy?ty.Ama ?imdi, Royal Society’e kendi bildirisi gibi sunuyordu.Bir de bu yaraty?a kendi adyny da veriyordu:Belemnites owenii.Durum ortaya çykynca Kraliyet Madalyasy gene de elinden alynmady.
*
Bütün bu olaylaryn intikamyny Thomas Huxley aldy.Büyük gayretlerle, R.Owen’i Zooloji Derne?i ve Royal Society’nin komitelerinden attyrdy.
Y?te R.Owen’yn British Museum’da do?a bilimleri bölümlerinin yöneticili?ine geçmesi böyle oldu.Bu dönemdeki çaly?malary bilimin bulgularyny halkyn her kesimine sunmak için oldu.Nitekim 1880 yylynda hizmete açylan Do?a Tarihi müzesi onun eseridir.1892 yylynda öldü.
*
R.Owen,1863 yylynda bilinen en eski ku? cinsi olan Archaeopteryx’i müzesine kazandyrmy?ty. 90 sene sonra,yani 1954 yylynda bu ku? için yeni bir ara?tyrma yapyldy.Elde edilen sonuca göre R Owen ku?un iskeletini düzenlerken syrt ve karyn bölümlerini birbirine kary?tyrmy?ty.Ayryca en önemli iki özelli?i gözden kaçyrdy?y anla?yldy.Bu özellikler çok önemliydi.Zira ku?,düz olan gö?üs kemi?inden dolayy havada sadece süzülebilirdi.Ayryca,kafatasynyn yapysy sürüngenlerle büyük benzerlik ta?yyordu.Aslynda onun yapty?y bilimsel hatalar,henüz hayatta iken saptanmy?ty.
Anatomi konusunda,omurgaly kafatasynyn de?i?ikli?e u?ramy? omurlardan olu?tu?unu iddia ediyordu.Bu görü?,Thomas Huxley tarafyndan tamamen çürütülmü?tü.
KAYNAKLAR:
A Short History of Nearly Everything
AnaBritannica
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Edwin Powel Hubble

1889-1953 yyllary arasynda ya?amy? A.B.D.’li astronomdur.Chicago Üniversite’sinde okurken matematik ve astronomi konusunda lisans derecesi aldy.
Bu yyllarda iyi bir boksör olarak tanynyyordu.Ayryca atletizmin pekçok dalyyla da ilgiliydi.Ö?renimini tamamladyktan sonra Yngiltere’ye gitti.
Oxford Üniversite’sinde hukuk ö?renimine ba?lady.Yngiltere’de üç yyl kalyp döndükten sonra 1913’te avukatlyk yapty.Ancak bu i?ten kysa süre sonra vazgeçti.
Lisede ö?retmenlik ve basketbol koçlu?u gibi u?ra?ylarda bulundu.Ama kysa bir süre sonra hepsinden bykty.Gene astronomiye döndü.Çaly?ma yeri Wisconsin’deki Yerkes Gözlemevi’ydi.
*
Bu arada doktora çaly?masyny tamamlady.Birinci Dünya Sava?y syrasynda Fransa’daydy.Sava?tan sonra ülkesine döndü.Bu seferki çaly?ma yeri Wilson Da?y Gözlemevi idi.Hubble yeni görevine ba?lady?y syralarda tarih 1919 yylydyr.O günlerde insanly?yn astronomi bilgisi bugünkünden oldukça azdy.Tüm evrenin bizim Samanyolu Galaksisi’nden ibaret oldu?u sanylyyordu.Ba?ka her?ey ya Samanyolu’nun bir parçasy ya da uzak kenarlardaki gaz bulutlaryydy.
*
Standart mumlar,parlakly?y güvenilir biçimde ölçülebilen yyldyzlardyr.Böylece di?er yyldyzlaryn parlakly?yny ve göreceli uzaklyklaryny ölçmek için kystas olarak kullanylyrlar.Bu konuyu uygulama alanyna sokan Henrietta Swan Leavitt adyndaki bir kadyn oldu.LeavittYn görevi fotometristlik,yani y?ykölçümcülük idi.
Bu ki?ilerin i?i yyldyz foto?raflaryny incelemek ve hesap yapmaktyr.Leavitt ,Sefeit de?i?eni olarak bilinen bir yyldyz türünün düzenli ritm sergiledi?ini farketti.
Sefeit,Kutup yyldyzy gibi ritmi düzenli olan gök cisimleridir.Bunlar kyrmyzy devlerdir ve kalan yakytlaryny ritmik olarak parlama-sönme ?eklinde tüketirler.
Leavitt,gökyüzünün de?i?ik noktalaryndaki Sefeit’lerin göreceli kadirlerini kyyaslady.
*
Kadir,bir yyldyzyn çyplak gözle görülen parlaklyk derecesi anlamyna gelir.Böylelikle Sefeit’lerin birbirlerine göre nerede bulunduklary hesaplanabiliyordu.
Bunlar standart mumlar olarak kullanylabilirlerdi.Yani bu yöntem mutlak uzaklyklary de?il,göreli uzaklyklary öngörüyordu.1920’li yyllarda uzayy gözleyen uzmanlar M31 olarak adlandyrylan Andromeda takymyyldyzy içinde a? ?eklinde gaz bulutu görüyorlardy.
*
Hubble 1922-1924 yyllary arasynda astronomide devrim yapan bulgulara ula?ty.Yapty?y gözlemlerle bulutsularda Sefeitlerin varly?yny saptady.Bu i?i gerçekle?tirirken kyrmyzyya kayma metodunu da kullanmy?ty.Andromeda takymyyldyzy içindekiler gaz bulutu de?il,y?yldayan yyldyzlardy.Yyldyz peryodu,parlakly?yn de?i?imindeki çevrim süresidir.Sefeitlerin peryotlary ile mutlak kadirleri arasyndaki ba?lanty o günlerde biliniyordu.Uzaklyk,görünürdeki kadir ve mutlak kadir arasyndaki ili?kiye ba?lydyr.Hubble,Sefeitlerin birkaç yüz bin y?yk yyly uzaklykta olduklaryny anlady.Ayryca bunlary içeren bulutsular,bizim galaksimiz içinde olamazlardy.Bu nedenle Samanyolu’nun dy?ynda olmalyydylar.
*
Bulgularyny kysa bir süre sonra bilim dünyasyna açyklady.Bunlar 100.000 y?ykyyly çapynda,enaz 900.000 y?ykyyly uzaklykta ba?ly ba?yna galaksilerdi.Bu bulu? o güne dek süren evrenin yapysyna ili?kin görü?leri tümüyle de?i?tiriyordu.Artyk uzay bo?lu?unda bizimkinden ba?ka galaksiler de vardy.Hubble bundan sonra gökadalaryn biçimleri ve parlaklyklaryny ara?tyrmaya ba?lady.Böylece 1927 yylynda ikinci bulu?unu gerçekle?tirdi.Bu gökadalar Yer’den uzakla?maktaydy.
Üstelik daha uzaklardakilerin bizden uzakla?ma hyzlary daha fazlaydy.Bu bulu? son derece önemli sonuçlar do?urdu.
*
O güne kadar dura?an oldu?u kabul edilen evren,geni?lemekteydi.Hubble 1929 yylynda çarpycy bulu?laryna bir yenisini daha ekledi.Evren içindeki gökadalaryn tümünü birden gözönünde tuttu.Birbirlerinden uzakla?ma hyzlary ile birbirlerine olan uzaklyklary arasyndaki orany buldu.Evren,bu oran sabit kalacak biçimde geni?liyordu.Ancak kysa bir süre sonra anla?yldy ki bu sabit de?ere ili?kin hesaplar hatalyydy.Zira bu hesaplara göre Samanyolu di?er tüm gökadalardan daha büyük çykyyordu.Üstelik evrenin ya?ynyn,Yerküre ya?yndan küçük oldu?u gibi olanaksyz sonuçlar veriyordu.Astronomide sa?lanan ek bilgilerle bu durum kysa süre sonra bilimadamlarynca düzeltildi.Bu birikimler iyice olgunla?tyktan sonra Big-Bang teorisi ileri sürülmü?tür.Hubble birçok ödül aldy.1990 yylynda kullanyma sunulan Uzay teleskopu onun adyny ta?yr.
KAYNAKLAR:
A Short History of Nearly Everything
AnaBritannica
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Zaman ve biz

Eskiden P.T.T.’nin çykardy?y telefon rehberleri vardy.Abone olanlaryn isimleri alfabetik syrayla alt alta syralanyrdy.Her ismin kar?ysynda telefon numarasy.
Bu isimler bir sahifede iki sütun olarak devam edip giderdi.En kalyn rehber Ystanbul’a ait olanyydy.?imdi bir varsayym yapalym.Bu isimlerin herbiri atalarymyzyn ismi olsun.Ylk isimden itibaren a?a?yya do?ru olan syralama kronolojik syrayy yansytsyn.Ylk isim benimki.Altyndaki babamyn ismi.Üçüncü isim dedemin.Syralama bu ?ekilde devam ediyor.Yani geçmi?e do?ru gidiyoruz.Yazyly tarihin ba?langycyna ula?ty?ymyzda rehberin birinci sayfasy biterdi.
*
?öyle de söylenebilir:Yazynyn icadyndan bugüne dek ya?amy? olanlary ayny sayfada görebiliriz.Bu da a?a?y yukary 5.200 yyl demektir.Yine birinci sayfadayyz.
Modern bilim,ilk 7 ismin ya?am süresine sy?ardy.Yakla?yk 200 yyl.Ylk sütunun en altyna bakty?ymyzda demir ça?ynda ya?amy? olan atalarymyzyn ismini görürüz.Bu tarih M.Ö. 720 dir.Atyn insanlaryn hizmetine girdi?i dönem oldukça eskidir.Rehberimizde ikinci sütunun altlaryna do?rudur.Halen birinci sayfadayyz.Sayfanyn son ismine bakty?ymyzda M.Ö. 5200 yylyny görmü? oluyoruz.Bundan sonraki 99 sayfa uzak geçmi?imizdir.Yakla?yk 750.000 seneyi kapsar.Bu 99 sayfadaki isimler küçük topluluklar halinde ya?ayan atalarymyzdyr.
*
Zaman ,çok uzak geçmi?ten gelip çok uzak gelece?e uzanan bir olgudur.Hepimiz onun çok ufak bölümünde yer almy? bulunuyoruz.Dolayysy ile zamany algylama kapasitemiz de ister istemez synyrly oluyor.Saat,gün,hafta ve yyl gibi ölçüler hep bize göredir.Ço?umuz zaman kavramyny kendi ömür süremiz kadaryny kavrayabiliyoruz.Bu synyrlar dy?ynda kalan muazzam büyüklü?ü anlayabilmek gerçekten zor.Yerkürenin olu?umundan bugüne kadar geçen sürenin 4,5 milyar yyl oldu?u tahmin ediliyor.Bu süreyi bir güne,yani 24 saate sy?dyrdy?ymyzy farzedelim.00’da ba?layan sürecin ilk saatleri jeolojik olu?umun her türlüsü ile içiçedir.Buna paralel olarak atmosfer de geli?imini sürdürür.Sabah saat 4 civarynda ya?am ba?lar.Ylk basit ve tekhücreli organizmalar do?mu?tur.Takip eden 16 saat boyunca ya?am açysyndan bir ilerleme görülmez.Saat 20.30’a gelinceye de?in yeryüzünde bu mikroskopik canlylardan ba?kasy yoktur.?imdi ilk deniz bitkileri belirmi?tir.20 dakika sonra ilk denizanalary ortaya çykar.21.04’te trilobitler ya?ama katylyr.22.00’dan az önce karalarda bitkiler olu?ur.Bundan kysa bir süre sonra kara yaratyklary hayat sahnesinde yer alyr. 22.24’te büyük karbonifer ormanlary yeryüzünü kaplamy?tyr.
Bugün bile kullandy?ymyz kömür,bu ormanlaryn artyklarydyr.Bu arada ilk kanatly böcekler uçmaktadyr.Saat 23.00’a yakla?yrken dinozorlaryn ortaya çykty?yny görebiliriz.Onlaryn hakimiyeti 45 dakika sürecektir.Ama gece yarysyna 21 dakika kala yok olurlar.Artyk memeliler ça?y ba?lamy?tyr.Ynsanlaryn ortaya çyky?y son bir dakika onyedi saniye içindedir.Kayytly tarihimizin tümü ise sadece birkaç saniyedir.Unutmayalym ki bu birkaç saniye 5.000 yyly kapsyyor.Bu kysacyk süre içinde yer alan kendi ya?amynyza ait bölümü dü?ünün.
*
Zamanyn ne denli uzun bir süreyi kapsady?yna dair bir ba?ka örnek verelim.?imdi,yani 2007 yylynda zamanda geriye do?ru uçtu?umuzu varsayalym.
Bir saniyede bir yyl gidece?iz.Yani bir saniye sonra 2006,ikinci saniyede 2005 yylyna ula?aca?yz.Yolculu?umuz böylece devam edecek.Yarym saat sonra Ysa’nyn ya?ady?y ça?lara varyryz.Ynsanlaryn ya?am sahnesinde yer aldy?y zamanlara gitmemiz 3 haftamyzy alyr.Kambriyen dönemine ancak 20 yyl sonra gidebiliriz.Bu konuda Carl Sagan’yn yapty?y kozmik takvim çaly?masyny unutmamak gerekir.Ünlü astronom,Big-Bang’den bugüne kadar geçen süreyi bir takvim yylyna indirger.Buna göre Büyük Patlama 1 ocakta olmu?tur.Dünyada ilk ya?am belirtilerinin görülmesi 25 eylüldür.Her türlü jeolojik olu?um ile canlylaryn evrimi yylyn son gününe dek sürer.31 aralyk saat 22.30 da ilk insanlar do?adadyr.Yylyn bitmesine bir saniye kala,yani saat 23.59.59 da Avrupa,Rönesans ça?yny ya?ar.Nihayet yylyn son saniyesi içindeki olaylar ,ortaça?dan günümüze dek süren bölümdür.
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  




Şimdi

Herhangi birisi ‘?imdi’ dedi?inde,zaman sürecinde çok kysa bir bölümü anlatmy? olur.
Geçmi?i veya gelece?i de?il,o ki?inin içinde bulundu?u ‘an’ y anlaryz.
Hemen bir saniye sonra o an,artyk geçmi?te kalmy?tyr.
Ancak günlük konu?malarymyzda ‘?imdi’ kelimesi daha çok geni? zamany içerir.
Uzayda ‘?imdi’ kelimesi hangi anlama gelir?
*
Çok nitelikli bir teleskop icat edildi?ini dü?ünelim.
Öyle ki üzerine çevrildi?i bir gökcismini en ince ayryntylaryna kadar göstersin.
Bu teleskopla 60 y?yk yyly ötedeki bir gezegene bakyyorum.
Günlerden 17 nisan 2007.Saat tam 9.00.
Bakty?ym yerde o gezegene ait canlylaryn gezindi?ini görüyorum.
*
Ben,yanymda duran size:
-?imdi ortalykta gezinen yaratyklar var’
Dersem,do?ru bir ifade kullanmy? olur muyum?
Hayyr.
Bu ?ekilde söylersem,17 nisan 2007 saat 9.00 dünya zamany ile,
O gezegendeki zamanyn ayny oldu?unu belirtmi? oluyorum.
Oysa bu yanly?tyr.
Zira o anda benim gördü?üm;
60 yyl önce o gezegenden yola çykan y?ykla gelen görüntülerdir.
?öyle demem gerekirdi:
-’60 yyl önce o gezegende gezinmi? olan canlylary ?imdi görüyorum’
Ve de ?imdi,17 nisan 2007 saat 9.00 itibary ile ;
Gördü?üm o canlylaryn ya?ayyp ya?amady?yny bilemem.
*
Öbür gezegendeki canlylardan;
Dünyayy kendi teleskopu ile gözlemleyen birisini ele alalym.
O canly varlyk, beni görünce:
-‘?imdi teleskopla buraya bakan birisi var’
Derse,o da yanly? bir ifade kullanmy? olur.
Zira dünyamyzdan çykan y?yklar o gezegene 2067 yylynda ula?acaktyr.
O zaman ben çoktan ölmü? olaca?ym.
Bu yazı Bilimtey.com'dan alındı.

  Tartışmaya Katıl  





Son Güncel Olaylar...

2. Bilimtey Bilim Günleri
4-5-6 Mayıs, Karabük

Güneş Enerjili Uçak Porjesi
Bilimtey GUUC 1 Projesi

Odtü Robot Günleri
2009 Oyunları Sonuçlandı





Türkiye uzaya astronot göndermeli mi?

Evet
Hayır

Sonuçlar

Günün Sözü

Bilimtey Bilim Topluluğu
Tüm Hakları Saklıdır.

08:43
21 Mayıs 2012
 

Gizliklik Bildirimi | Reklam Politikası | Hakkımızda | Editörlük | Sitene Ekele