Hayvan ısırıkları insanları öldürüyor, Pekiya ısıran insansa hayvan ölürmü
Yılanlar. Heralde en çok insanın korktuğu hayvandır. Korkunun sebebi soğuk bir hayvan olması yanı sıra zehirininde bulunmasıdır.
Yılan zehri proteinden oluşmaktadır. Ama zararlı proteinlerden.Ve insanları sokma durumunda bu proteinler insana zarar verirler ve zehirlenmeye neden olurlar.
peki ya insanlar bir hayvanı ısırırsa nolur?*
Cevabı şu: Eğer bir insan bir hayvanı ısırırsa tükrükteki protein parçalayıcı moleküller hayvan kanının proteinlerini çökelterek damarlarda tıkanmaya neden olur. Buda gerekli yerlere yeteri oksijen gitmemesine ve buda zehirlenmeye neden olur.
işte bir insan hayvanı ısırırsa hayvanda ölür ama o hayvanı ısırmayı kaldıracak insan midesiyse hala kayıp.
Bilim insanları, erkeklerin, savaşmaya ve bireyler arası dayanışma kurmaya kadınlara göre daha meyilli olduğunu vurguluyor. Buna göre, askerliğin erkek işi olması ‘doğal’.Yeni bir araştırma, erkeklerin bir tehdit karşısında kadınlara oranla çok daha güçlü dayanışma bağı kurabildiğini savunuyor. Bilim insanları, bu sonucu erkeklerin doğaları gereği daha savaşçı, savaşın da daha erkeksi bir davranış tarzı olduğu şeklinde yorumluyor. Araştırmayı yürüten İngiltere’deki Kent Üniversitesi profesörü Mark van Vugt, erkeklerin dış tehditlere karşı daha güçlü direnç gösterebildiğini vurgulayarak bunu ‘savaş etkisi’ olarak tanımlıyor.Kent Üniversitesi araştırmacıları, 300 kadın ve erkek üzerinde yapılan deneyde, deneklere küçük bir miktar para verdi. Deneklere bu parayı isterlerse ceplerinde tutabilecekleri, isterlerse de bir yatırım fonuna aktarabilecekleri söylendi. Ancak, denekler birbirlerinin aldığı karardan haberdar değiller. Her iki cinsin de parayı yatırım fonuna aktardığı gözlemlendi, ancak deneyin ikinci bölümünde deneklere, üniversitelerinin bir başka üniversite ile rekabette olduğu, bu durumda yatırım kararlarında bir değişiklik olup olmayacağı hatırlatıldı. İkinci aşamada, yatırım fonuna para aktaran erkeklerin sayısında ciddi bir artış gözlemlenirken, kadınların sayısı değişmedi.
ERKEKLER DAHA OTOKRATİK VE DAYANIŞMACI Araştırmayı yapan Van Vugt’a göre, erkeklerin savaşçı doğaları günlük kararlarına daha kolay yansıyor, örneğin, ülkelerinin savaşa girmesi gibi politik kararlara daha yatkınlar. Erkekler, savaşcılık ve dayanışmanın sembolü askerlik hizmetinde daha fazla anlam buluyor. Araştırmanın esas korkutucu sonucu ise, savaş zamanları haricinde erkeklerin barış zamanında da potansiyel tehlike kavramını kadınlara göre daha fazla ciddiye almaları. Erkek doğaları gereği daha otokratik.
Kent Üniversitesi profesörü Mark van Vugt.
Van Vugt, bu ayrışmayı erkeklerin kadınlara oranla daha agresif yapısına bağlıyor. Erkeklerde daha yüksek olan dayanışma dürtüsü aynı zamanda kurumlar oluşturmanın ve savaşmanın da temeli sayılıyor. Van Vugt, çalışmadan çıkan sonucun psikolojideki diğer araştırmalarla paralellik gösterdiğini vurguluyor. Erkeklerdeki savaşçı mizacın, yüzbinlerce yıldır sert doğa koşullarında ayakta kalma ve yiyecek bulma deneyiminin kalıtsal bir sonucu olduğu varsayılıyor. Kadınların dayanışmada erkeklerin geride kalması da, egoizm göstergesi olarak yorumlanmıyor.
Typta büyük devrim. Laboratuvar ortamynda bebek üretildi Üstelik anne karnynda büyüyenlerden hiçbir farky yok.... Anne-baba spermlerini veriyor. Yumurta, anne rahminde de?il, laboratuvarda dölleniyor; cenin haline geliyor, büyüyor. Ve o bebek, 9 ay 10 gün sonra laboratuvarda do?uyor! Bilim kurgu filmi gibi demi. Ama de?il. Tamamen gerçek...
Kanada'da dünyanyn ilk nur topu gibi laboratuvar bebe?i do?du. 3 bebek ise yolda. Yöntem, kanser tedavisi gören kadynlaryn da anne olabilmesi için geli?tirilmi?. Ylk laboratuvar bebe?inin sa?ly?y süper, cinsiyeti ise gizli tutuluyor.
[b]Laboratuvar do?um yapty
Bilimadamlary ilk kez, laboratuvarda büyüttükleri yumurtadan bebek dünyaya getirdi. Tekni?in, kanserli ve rahminde sorun bulunan kadynlaryn da hamilelik ya?amadan anne olmasyna imkan tanyyaca?y belirtildi.
Artyk bebekler, laboratuvarda üretiliyor. Duyanlary hayretler içinde byrakan ara?tyrmayy, Kanadaly doktorlar yapty. Ara?tyrmacylar, laboratuvarda olgunla?tyrdyklary bir yumurtayy önce dondurdu, ardyndan çözdü ve suni dölleme yaptyktan sonra bebe?in do?umuna kadarki tüm evrelerini laboratuvarda gerçekle?tirmeyi ba?ardy. Böylece, anne karnynda döllenmeden ve geli?meden bir bebek dünyaya gelmi? oldu.
'3 YENY BEBEK DAHA YOLDA' Ara?tyrmayy yapan Mcgill Yeniden Üretim Merkezi'nden Dr. Hannal Holzer, testin 20 yumurtada denendi?ini ve 3 bebe?in daha yolda oldu?unu söyledi. Dr. Holzer, ?u bilgileri verdi: Hamilelik çok güzel bir süreç. Ancak hamilelik için çok sayyda yumurtaya ihtiyaç duyulabilir. Bu devrim yaratan teknik, do?urganlyk sorunu olanlar için çok uygun. Ayryca bu teknik, kanser yüzünden do?urganlyk sorunu ya?ayan kadynlar için de umut olacak.
Bilim adamlarynyn asyrlardyr kimyasyndaki esrary çözmek için çaly?malaryny sürdürdü?ü örümcek a?larynyn, ayny kalynlyktaki çelik telden 5 kat daha sa?lam oldu?u belirlendi.
Taklit edilmesi durumunda teknoloji ve endüstride kullanylabilece?i pek çok alan hayal bile edilemezken, örümcek a?larynyn kimyasal özellikleri sebebiyle gerçek birer mühendislik mucizesi oldu?u bildirildi. Uzmanlar iz byrakmayan ameliyat ipliklerinden, çok hafif kablolara, kur?un geçirmez kuma?lardan esneyen emniyet kemerlerine kadar pek çok alanda kullanylacak olan a?laryn esraryny çözmeye çaly?yrken ilginç bulgulara ula?ty.
Çapy bir milimetrenin binde birinden daha küçük olan örümcek ipli?inin ayny kalynlyktaki çelik telden 5 kat daha sa?lam oldu?u tespit edilirken, a?yn kendi uzunlu?unun 4 katy kadar esneyebildi?i kaydedildi. Ayryca son derece hafif olma özelli?ini de bünyesinde baryndyran örümcek a?lary, dünyanyn çevresi boyunca uzamasy halinde 320 grama ula?yyor.
Örümceklerin 380 milyon yyldyr ördükleri ipliklerin hammaddesinin saç, tyrnak, tüy ve deri gibi birbirinden çok farkly maddelerin yapy ta?y olan "keratin" adly proteinden olu?tu?unu belirleyen zoologlar, gerilme esneklikleri çok fazla olan örümcek ipe?ini kopartmak için gereken enerjinin, benzer biyolojik materyalleri koparmak için gereken enerjiden on kat daha fazla oldu?unu ortaya çykardylar.
Renk körü olan örümceklerin bozulan a?yny yiyerek yeniden iplikçik üretti?i de kaydeden uzmanlar, a?laryn tamamen geri dönü?ümlü olmasy sebebiyle ara?tyrmalaryny aralyksyz olarak sürdürüyor.