Deney: Soğan Zarının İncelenmesi, Plazmoliz (Su Alarak Hücrenin Şişmesi) ve Deplazmoliz (Su Kaybederek Hücrenin Büzüşmesi) Olayının Gözlemlenmesi - Bilimtey Bilim Topluluğu Bilim Sitesi
DENEYİN ADI: Soğan
Zarının İncelenmesi, Plazmoliz (Su Alarak Hücrenin Şişmesi) ve Deplazmoliz (Su
Kaybederek Hücrenin Büzüşmesi) Olayının Gözlemlenmesi
DENEYİN AMACI: Bitki Hücresine
Örnek Olarak Soğan Zarının Mikroskopta Kısımlarının Tanıtılması ve Bununla
Birlikte Diffüzyon ve Ozmoz Olaylarının Somut Bir Şekilde Öğrencilere Kavratılması
TEORİK BİLGİ:
PLAZMOLİZ-
DEPLAZMOLİZ: Soğan epiteli lam üzerine konur ve bir damla derişim şeker
çözeltisi damlatılırsa kısa bir zaman sonra, hücre plazmasının yuvarlaklaştığı
ve küçüldüğü görülür. Bitki hücreleri etrafında sabit bir çeper vardır. Hücre
plazmasıda bir membionla yani Plazmalema ile sınırlıdır.
Vakuollere doğru başka bir membion yani Tondplast plazmayı hücre
sıvısından ayırır. Derişik şeker çözeltisi, hücre çeperinden girebilir ama
hücre membionundan giremez. Plazma sınırında hücre sıvısından suyun çıkmasını
etkileyerek hücre içeriğinin büzüşmesine yol açar. Yani hücre membionu su için
geçirgendir ama onun içindeki çözünmüş parçacıklar için geçirgen değildir.
Plazmanın bu şekilde hücre çeperinden ayrılıp hücrenin ortasında büzüşmesine DEPLAZMOLİZdenir. Eğer kısa bir süre için deplazmolize uğramış hücre su ile muamele
edilirse vakuoller dolar ve plazmada tekrar çepere doğru yerleşir. Buna da PLAZMOLİZ
denir. Bu nedenle plazmolize uğrayabilme canlı bir bitki hücresi için
canlılık işaretidir.
DİFÜZYON: Potasyum
permanganat suda iyi çözzünür. Eğer bu maddenin kristali su dolu bir ölçü
kabına konursa, kısa bir süre sonra renkli bir tabaka oluşur. Ölçü silindiri
birkaç gün öyle tutulursa renk tabakasının yavaş yavaş kapta dağıldığı ve
neticede kabın tamamını kapladığı izlenir. Su ve potasyum permanganat çözeltide
iyice karışır.
Çözeltideki bütün
parçacıklar düzensiz olarak hareket eder. Sıcaklık ne kadar artarsa, parçacık
hareketi de o kadar hızlı olur. Bu hareketlere BROWN’un Molekül Hareketi denir.
Çözeltinin renk
maddesi parçaları da, bir oraya bir buraya hareket eder. Birbirine çarparak
kabın her tarafına yavaş yavaş yayılır. Bu parçacık hareketine DİFÜZYON
denir. Renk maddesi parçacıklarıda çözeltinin içine girer.
Difüzyon, parçacıklar
için geçirgen olan sınır tabakalarında da gerçekleşir. Örneğin su ve çözünmüş
şeker parçacıkları, bitki hücresinin selüloz çeperinden rahatça geçer. Hücre çeperi
su ve çözünen parçacıklar için geçirgen yani permeasıdır.
Hücre membionunda ise
durum başkadır. Hücre membionu su için geçirgen, ama suda çözünen, bütün
parçacıklar için geçirgen değildir. Yani hücre membionu yarı geçirgendir. Bu
özellik hücreye çevresindeki maddelerden işine gelenleri seçmesini sağlar.
DİYALİZ VE OZMOZ: Çözünmüş
maddelerin yarı geçirgen zardan difüzyonu DİYALİZ olarak bilinir.
Örneğin, selüloz moleküllerini geçirebilen bir zarla çevrilmiş bir torba
şekeri, saf su içerisine daldırırsak, glikoz molekülleri zardan, derişimi her
yerde aynı oluncaya kadar su içerisine geçmeye devam eder. Fakat eğer zarın
porları glikoz moleküllerini geçirmeyecek kadar küçükse, bu sefer su
molekülleri glikoz çözeltisinin içine geçmeye başlar. Başlangıçta torba ve dış
ortama konan iki kılcal boru aynı düzeyi göstermelerine karşın, bir zaman sonra
kese içerisine girecek su ile içteki kılcal boruda su yükselecektir. Torba
içerisindeki su derişimini %95 kabul edersek (%5’lik glikoz çözeltisinde) dışta
su derişimi %100’dür; dolayısıyla derişik ortamdan seyreltik ortama bir akım
vardır. Biz buna OZMOZ diyoruz. Su düzeyi o derece yükselir ki,
yükselen suyun ağırlığı ile şekeer torbasına girmeye çalışan su moleküllerinin
basıncı dengeye gelir. İşte biz buna, yani kılcal boruda yükselen suyun
ağırlığına, şekerli suyun o derişimdeki Ozmotik Basıncı adını veriyoruz.
BİTKİ HÜCRESİ:
Stoplazma
Hücre Zarı
Çekirdek
Koful
Hücre Duvarı
Kloroplast
DENEYDE
KULLANILACAK ARAÇ VE GEREÇLER:
·Mikroskop
·Soğan
·Tuzlu ve Saf Su
·Bisturi veya Jilet
·Metilen Mavisi
·Lam ve Lamel
DENEYİN YAPILIŞI:
Bir bıçak ile
dörde bölünen kuru soğanın bir dilimini aldık ve içinden bir katman çıkardık.
Bu çıkarılan katmanın iç kısmının üzerindeki zarı jilet aracılığıyla lam ile
lamel arasına sığacak şekilde küçük parçalar halinde kareler şeklinde kestik.
Kesilen bu parçaları lam üzerine bir damla su eşliğinde lam ile lamel arasında
hava kalmayacak şekilde yerleştirdik ve mikroskop altında inceledik.
Deneyin ikinci basamağında ise soğan zarına
tuzlu suyun iyice doyurulabilmesi için lam ile lamelin bir kenarından tuzlu su
ilave edilirken diğer kenarından kurutma kağıdı ile suyu biraz emdirdik ve
hücredeki değişimi gözlemledik. Bu ikinci deney tuzlu su ile hazırlanmış
preparat ve saf su ile hazırlanmış preparat ile de daha kolayca yapılabilir ayrıca
preparatlarda metilen mavisi de kullanılabilir.
DENEYDEKİ
ŞEKİLLER:
Hücre Duvarı
Çekirdek
Stoplazma
DENEYİN SONUCU VE
YORUMU:
Soğan zarını
mikroskopta inceleyerek bitki hücresi ve kısımlarını gördük. Tuzlu su
ilavesiyle hücrenin su kaybederek büzülmesi (plazmoliz) ve saf su ilavesiyle de
hücrenin su alarak şişmesi (deplazmoliz) olylarını gözlemledik.
ÖĞRENCİ
KAZANIMLARI:
Öğrenciler,
bitki hücresi (soğan zarı) deneyini kendileri yaptıkları için onlara ilginç
gelir ve kolayca kavrarlar. Bir sonraki deneyde ağız içi epitelini (hayvan
hücresini) inceleyince onları karşılaştırma olanakları olacak bunun için zemin
hazırlanmış olur.
KAYNAKLAR:
·Yaşamın Temel Kuralları(Genel Zooloji- Prof. Dr. Ali
DEMİRSOY)
·Yaşamda ve Hekimlikte Fizyoloji (Prof. Dr. Ahmet MOYAN)
·Genel Biyoloji (Prof. Dr. İlhami KİZİROĞLU)
DENEY (2)
DENEYİN ADI:Ağız İçi Epitel Hücresini
İnceleme
DENEYİN AMACI: İnsan
Epitel Hücresinin Mikroskopta Gözlenmesi ve
Hayvan Hücresi
ile Bitki Hücresi Arasındaki Farkların Karşılaştırılarak Kavratılması
TEORİK BİLGİ:
DOKULAR: Embriyonik
gelişmede bazı benzer hücre gruplarının yapı ve işlev bakımından farklılaşarak
meydana getirdikleri hücre topluluklarına doku adı verilir. Her doku,
mikroskop altında kolayca tanınabilecek şekle, büyüklüğe ve dizilime sahip
hücrelerden oluşmuştur. Bu hücreler birbirine Intercellular Substance (hücre
arası madde) ile yapışırlar. Bazı dokular, cansız hücrelerin yanısıra,
hücreleri tarafından salgılanmış cansız maddelere; bağ dokuda olduğu gibi
liflere, kemik ve kıkırdak dokularında olduğu gibi hücreler tarafından
salgılanan büyük miktarda protein ve mineral tuzlarına sahiptir. Sinir dokusu
hariç, diğer dokular da kendi aralarında yapacağı işe göre özelleştiklerinden
gruplara ayrılırlar. Dokular ya ekto-, ya da endo-, ya da mezodermden meydana
gelmiştir. Dokuları inceleyen bilim dalına Histoloji denir. Dokuları
geldikleri kökene göre sınıflandırırsak:
a)Ektodermden Meydana Gelenler: Epitel, bez ve sinir doku; ağız ve anüs
epiteli; bez duyu organının duyu almaçları
b)Mezodermden Meydana Gelenler: Bağ, destek, kan, yağ, kıkırdak, kemik,
kas doku; ürogenital sistem; vücut iç boşluklarını örten epitel
c)Endodermden
Meydana Gelenler: Sindirim ve solunum sistemleri; karaciğer, pankreas, tükrük
bezleri; sidik torbası ve tiroid bezi
EPİTEL DOKU: Vücudun
dış ve iç yüzeyini örten, birbirine çok yakın; fakat epitel doku, çok defa
altında Bazal Lamina denen; mukopolisakkaritçe zengin, sitoplazmik köprü
ve uzantılarla bağlanmış, ayrı hücrelerden meydana gelmiş olan hücremsi yapıda
olmayan bir taban zarı bulundurur. Bu zar, epitel hücrelerini, alttaki
mezenşimden ayırır. Sindirim, solunum, eşeysel sistemin ve damarın iç yüzünü;
beynin alt kısmını, omuriliğin merkezi kanalını astarlar. Bir ya da çok
tabakalı olabilir; her iki durumda da Epithelium diye adlandırılır.
DENEYDE KULLANILACAK
ARAÇ VE GEREÇLER:
§Kürdan
§Metilen Mavisi
§Lam, Lamel
§Mikroskop
DENEYİN YAPILIŞI:
Ağız içinden bir kürdan ile
alınan tükürük ile karışık epitel parçalarını (tabii ki bu hücre parçaları
gözle görülemez) bir lam üzerine koyduk ve bir damla su da ilave ettik daha
sonra lameli lam ile lamel arasında hava kabarcıkları kalmayacak şekilde lam
üzerine kapattık ve mikroskopta aşağıdaki hücreleri bulduk ve inceledik. Bu
deneyi bir kere de ağız içinden alınan materyalin üzerine bir damla da metilen
mavisi damlatarak yaptık.
Metilen
Mavisi: Metilen Mavisi gibi bazik boyarmaddelerle ipek ve yün doğrudan
boyanabilir. Bu boyarmaddeler ayrıca hasır, rafya, sepetlik söğüt, tanenli
maddelerle serpilenmiş deri ve selülozdan elde edilen reyonu (yapay ipeği)
boyamak için de kullanılır.
DENEYİN ŞEKLİ:
Hayvan
Hücresi
Bitki Hücresi
Hücre Zarı
Hücre Duvarı
Kloroplast
Koful
Çekirdek
Stoplazma
Hücre Zarı
Stoplazma
Çekirdek
Ağız içi epitel hücresinin
mikroskopta görüntüsü
Stoplazma
Çekirdek
Hücre Zarı
DENEYİN
SONUCU VE YORUMU:
İnsanın
ağız içi epitel hücrelerinin nasıl olduğu görülür. Bitki ve hayvan hücresi
arasındaki farklar tartışılır. Daha önceki yaptığımız soğan zarının incelenmesi
deneyinde bitki hücresini görmüştük.
HAYVAN
HÜCRESİ İLE BİTKİ HÜCRESİ ARASINDAKİ FARKLARIN KARŞILAŞTIRILMASI:
BİTKİ HÜCRESİ HAYVAN HÜCRESİ
HÜCRE
ÇEPERİ......................................SelülozYoktur
MERKEZİ
VAKUOLLER........................ Vardır. Yoktur
PLASTİDLER...........................................
Vardır Yoktur
SENTRİOL...............................................
Nadiren var Vardır
Bitki
hücresi çeperinde selüloz oluşu tipiktir. Hayvan hücresi çeperi selüloz
içermez. Selüloz bitki hücresine belli bir dayanıklılık ve şekil verir. Hücre
çeperi vakuolleşen protoplastların yüksek ozmotik basıncına karşı koyar. Turgor
ve hücre çeper basıncı arasındaki dengeyi sağlar ve hücrenin patlamasını önler.
Hücre çeperi de farklı kalınlıkta olabilir. Hayvan hücresi ise değişken
şekillidir.
Bitki ve
hayvan hücresi genelde aynı organellere sahiptir. Bunlardan çekirdek ve
mitokondriler çift tabakalı membra taşır.
Plastid
membranı da çift tabakalıdır ve sadece bitki hücresinde vardır. Bitki
hücresinde olup da, hayvan hücresinde olmayan bir diğer organel de merkezi
vakuoldür. Sentrioller hayvansal hücrelerin çoğunda bulunduğu halde, bitki
hücrelerinin çok azında yer alır.
ÖĞRENCİ
KAZANIMLARI:
Öğrenciler,
kendi ağızlarından aldıkları epitel hücrelerini inceleyerek nasıl olduğunu
görür. Kendi hücresini incelediği için ilginç gelir ve kolayca kavrar. Bitki ve
hayvan hücresi arasındaki farkları öğrenir.
Epitel
Doku: Bedeni dıştan (üst deri) ve içten (mukozalar) örtü halinde kaplayan doku.
Epitelyum, sıvı maddelerin emilmesine (bağırsaklarda) ve atıkların içten dışa
atılmasına katılır; ayrıca akciğer hava keseciklerinde gaz alışverişinde de rol
oynar. Epitel doku ikiye ayrılır:
1-Örtü
epiteli
·Silindirik epitel
·Yassı epitel
·Kübik epitel
·Çok tabakalı örtü epiteli
2-Salgı
epiteli
·Tek hücreli bezler
·Çok hücreli bezler
·Endokrin bezler
·Ekzokrin bezler
KAYNAKLAR:
·Yaşamın Temel Kuralları Genel Biyoloji (Genel Zooloji Prof. Dr.
Ali DEMİRSOY)
·Yaşamda ve Hekimlikte Fizyoloji (Prof. Dr. Ahmet NOYAN)